BEYİN SULANDIRAN YORUMLARIN VE GÜNCELLERİN EFENDİSİ LİV’DEN GÜNCEL GELİR, HOŞ GELİR… ALLAH ALLAH ;)

Selammmmmmmmmmmmmm millettt nasılsınız? Liv’in güncelini özlediyseniz kemerlerinizi sıkı tutun😀 Zira uzun bir güncel sizleri bekliyor. Bildiğiniz yardırmaya geldim😛
Efendim bu ay neredeyse her Perşembe benim güncel yazılarımı okursanız hiç şaşırmayın, çünkü sizlere minnacık suprayzlarım olacak derim ve hepinizi ama hepinizi “ hadi canım” nidaları eşliğinde baş başa bırakırken ben çene çalmaya devam ederim. Evet arkadaşlar lafı daha fazla dolandırmadan konuma geleyim. Çokkk ama çokk uzun zaman önce bir çelinç yapmış ve yapanlar arasından birinci ve ikinci olan arkadaşlarıma hedayeler vereceğimi duyurmuştum. O yarışma biteli çok oldu ve ben birinci gelen Antep Fıstıklı Baklavam’a ( Bknz. Hayal) yayın yapmış ve ödülünü vermiştim. Ama gel gör ki İkinci olan sevgili Asmin’ime bir türlü hedayesini verememiştim. Asmin’e başka şeyler içinde çokk ama çokkk borcum var ve ayrıca da mahçubum ki ne derse yapmaya hazırım yani, o derece. ( içeriğini anlatmayacağım okuyucu, utanıyorum işte ala ala :P) neyse geç olsun güç olmasın diyerekten sözümü tutuyorum ve bu günceli sevgili arkadaşım Asmin hatunumuza itfah ediyorum. Sevgili Asmin kuzum canım beni affet valla ne desen haklısın :) Evet ve şimdi aşağıya bir bak bakalım ne göreceksin😉
EFSUNLU YOLCULUK
Uzak bir gelecekte, berrak gökyüzünün altında gözlerini açan Asmin etrafına bakındı ve dün gece yaşadığı her şeyin bir kabus olmasını diledi. Evet başka türlü adlandırmak nasıl mümkün olabilirdi ki. TAU 86 ile bir girdaba yakalanmış ve sonunda kendini bu tuhaf yerde bulmuştu. Aracını ne kadar arasa da okyanusun serin sularında olma ihtimali yüksekti ve kimden yardım isteyebilirdi ki. Evet doğru ya bu tuhaf yerde belki de başka insanlar olabilirdi. Ama bu adaya benzeyen yer, bir bakıma ürpertici görünse de ( evet itiraf etmek gerekirse tuhaf sesler duymak içini pek rahatlatmamıştı ) Kendini pekala koruyabileceğini düşünerek Ada olduğunu tahmin ettiği bu yeri keşfe çıkmaya karar verdi. Adanın büyük olduğu her halinden belliydi ve ilerdeki orman bir tuhaf gözükse de sessiz bir şekilde ilerlemeye devam etti. Ormanın içinde ilerledikçe hızla gözden kaybolan ve parlayan şekiller gördüğünü fark etti. Çok ilginç diye düşündü, yaşadığı gezegende böyle şeylerin varlığından muhakkak haberdar olurdu. Onun varlığından habersiz olan bu varlıklar, çok hızlı hareket ediyor ve tuhaf sesler çıkarıyordu. Biraz daha yaklaştığının farkında bile olmayan Asmin, o esnada kendisine dokunan bir şeyin varlığıyla buz kestiğini anladı. Ve arkasını döndüğünde gözlerini kocaman açtı. Kalbi kendisine dokunan bu parlak varlığın heyecanıyla nerdeyse yerinden fırlayacak olan Asmin, bir andan kendisini gökyüzünde buldu. Bu varlıklar ondan korkmamış ve onu yaşadıkları yere doğru götürmeye başlamışlardı bile.
Asmin canım devamı bir sonraki güncelimde😉
Neyse millet size dün ki supryaz ziyaretimden bahsedeyim de editime geri döneyim. Dün millet azcık şok geçirsin diye (tamam ya işim düştü-ne var yani işim düştüğü için uğramış olamaz mıyım heee😛 ) grubumuzun çene çalma yeri Discorda giriş yaptım, tabi beni görenler kısa süreli şok geçirdikten sonra beni çeneye tutan Baykuş, Rosa, Sumi, Hayal, Eva ( Eva az tuttu, sonra gitti – annesi çağırdı, ne yapsın gitmesin mi? Ala ala😛 ) ve Baksi ( nam-ı diğer Edward- gitarcı velet) sayesinde bol gülmeli zamanlar geçirdim. Zaman nasıl akıp gittiyse kocacığımın eve gelme saatine kadar çene çaldık. ( nerdeyse kocama yakalanıyordum, -daha da gelmem dermişim😛 – o yüzden ani bir çıkış yaptım :P) Çok güzel zamanlar geçirdim gençler, buradan teşekkür ediyorum hepinize😀
Liv susar mı susmaz, tabiîkine devam eder konuşmaya😀 Neyse biliyorsunuz Lala’yı geçen aydan beri editliyorum. Çenem tutulmasın emi, tutamadım çenemi, orda da koyverdim yorumlarımı. Millet liv liv ne kadar datlısın, yerim seni ( bunu ben uydurdum) böyle devam et vs yorumlarla beni pohpohlayıp tavan yapmış özgüvenimi arşa çıkartan sevgili okuyucular yüzünden Eva bu seriyi bana vermek istedi. Valla çok utandım, Evam bak emin misin, milletin yorumlarına takılma, dediysem de Evam bu seriyi “Senden kıymetli mi” diyerekten bana verdi. Bir yandan mutlu oldum bir yandan okuyucuya azcık gıcık olmuş olabilirim. Ben yorum yaparım okuyucu fazla övmeyin beni aaaaaaaaaaaaa, azcık övün yeter, Neyse Evam bana verdi ama ben Evamla ortak yapmak istiyorum. ( Ya Evamla ortak seri yapmak çok havalı valla :D) O yüzden Evam bu güzel seriyi seninle beraber yapmayı çok isterim. Hepsini ben yapmayayım, ikimiz yapalım olur mu? Evet bugünlük bu kadar, başka bir güncelde yine görüşmek üzere derken, şu aşağıda okumak için sabırsızlıkla beklediğiniz serilerimiz var ya, hım onlar fırından taze çıktı, sıcaktır, üfleyerek okuyunuz, okurken de bize dualar ediniz, üstüne de bir yorum bırakırsanız değmeyin keyfimize diyerekten Liv kaçar😉
Dipnot: Eco kız yine giftsiz bir güncel yazdım😀 Nasılım ama😀

Akatsuki no Yona Bölüm 132
Çeviri: Tigergirl Edit: Asmin

Amalgam of Distortion Bölüm 2-3
Çeviri: Hiro Edit: Eva

Chunqing Yatou Huolala Bölüm 74-75
Çevirmen: Tigergirl Editör: Livanem

Green Worldz Bölüm 28
Çeviri: KomFlag   Edit: Blackie 

Imawa no Kuni no Alice Bölüm 6b-7a-7b
Çeviri: The Baykuş Edit: Asmin

Kiwaguro no Brynhildr Bölüm 171-172-173
Çeviri: TheDirectEco    Edit: Ahmet_61

Psycho-Pass – Kanshikan Kougami Shinya Bölüm 2
Çeviri: ToXiKoRe Edit: Asmin

Ran to Haiiro no Sekai Bölüm 11-11,5
 Çeviri: Farrelleda Temizleme: Artist Edit: Eva

Tsubasa to Hotaru Bölüm 7-8
 Çeviri: Fuwa Fuwa Ç. kontrol: Tigergirl (7) & Farrelleda (8) Temizleme: Sea  Edit: Eva

Transparent Cohabitation Bölüm 16
Çeviri: Sumire Edit:Minel

 

 

Sumika Sumire


İsmi: Sumika Sumire
Diğer İsimleri: スミカスミレ
Çıkış Yılı: 2013
Bölüm Sayısı: Orijinali 7 cilt+ (İngilizce 4.bölümde)
Tür: Josei, Doğaüstü, Dram, Romantizm, Okul Hayatı, Hayattan Kesitler
Mangaka: TAKANASHI Mitsuba
Çevirmen: Cain
Editör: Eva
Konu:

Kisaragi Sumi sürekli ailesiyle ve büyükannesiyle ilgilenmekten aşık olmadan 60 yaşına gelmiştir. Bir gün, annesinin cenaze töreninden sonra, kendine Rei diyen bir kedi ortaya çıkar ve onun yeniden ‘gençliğine dönme’ dileğini yerine getirir. 17 yaşında bir liseli olmuş Sumi’nin ikinci baharında neler olacaktır?

Hajimari no Niina


İsmi: Hajimari no Niina
Diğer İsimleri: はじまりのにいな, Niina’s First Love Story
Yayım Aralığı: 18 Eylül 2010 – 20 Ekim 2012
Bölüm Sayısı: 4 Cilt 22 Bölüm (İngilizce çeviri de tamamlandı)
Tür: Shoujo, Doğaüstü, Dram, Romantizm, Hayattan Kesitler
Mangaka: MINAMORI Koyomi
Çevirmen: Cain
Editör: Eva
Konu:

11 yaşındaki Niina özeldir. Çünkü önceki hayatındaki Chitose isimli kız olarak yaşadığı anıları hala sağlamdır. Bu anıların arasında Chitose’nin erkek arkadaşı ile bir söz de vardır ki Niina sonrasında denemeye ve gerekeni yapmaya karar verir. Ama bunu gerçekten yapabilecek midir?
İçerdiği One-shot’lar:
Cilt 1: Koi Baka
Cilt 4: Yasashii Tenohira, Machibito

Tetsugaku Letra


İsmi: Tetsugaku Letra
Diğer İsimleri: 鉄楽レトラ, Tetsugaku Letora
Yayım aralığı: 12 Nisan 2011 – 12 Aralık 2014
Bölüm Sayısı: 6 Cilt 27 Bölüm (İngilizce çeviri de tamamlandı)
Tür: Shounen, Psikolojik, Spor, Müzik, Romantizm, Komedi, Dram, Hayattan Kesitler
Mangaka: SAHARA Mizu (YUMEKA Sumomo)
Çevirmen: Cain
Editör: Eva

Konu:

Orta okulda Ichinse Kimitaka arkadaşlarına nasıl basketbol oynanacağını öğretmiştir. Spordaki tecrübesine rağmen, arkadaşları çabucak onun yeteneğini sollamışlardır. Onun kıskançlığından ve yılmışlığında çıkan bir hadiseden sonra, o ‘arkadaşlarının’ nasıl kendisi için keşke kendini öldürse dediklerini duymuş ve kırılmıştır.
Onun için özel olan basketbol ayakkabılarını atacağı sırada, kendi dans ayakkabılarını atan aynı şekilde yılmış bir kızla tanışır. Kız çok uzundur, elleri ve ayakları çok büyüktür, kendi seçtiği hobisi İspanyol Dansı’ndan geri çevrilmiştir. Kimitaka onu basketbolu denemesi için teşvik etmiştir ve atmak yerine ayakkabılarını değiş-tokuş etmişlerdir.
Liseye girdiğinde ise tanıştığı kızın hayatının iyi yönde nasıl değiştiğini öğrenir, kız mutlu ve sosyal bir basketbol oyuncusudur. Peki Kimitaka yeni arkadaşlar edinebilecek ve hayallerinin peşinden gidebilecek cesareti bulabilecek midir?

Victorica’mızın Doğum Günü

Doğum günün kutlu olsun. ~Tigergirl

Doğum günün kutlu olsun. ~Artist

Mavi’nin gizlilerinden Victorica seninle sohbet edebilmeyi dört gözle bekliyorum. Doğum günün kutlu olsun :blush::blush: ~Friolero

Evveet, Victorica belki de pek fazlazla konuşamadık ama belki ileride nasip olur. İyiki doğdun, nice mutlu senelere^^ ~The Baykuş

Bir zamanlar küçük bir kızken hep yalnız kaldığımı hissederdim. Bütün kuzenlerimin ve de arkadaşlarımın bir kardeşi vardı. Hiçbir zaman yalnız kalmıyorlardı. İtiraf etmek gerekirse onları kıskanıyordum çünkü onların aksine ben eve girdiğimde hep yalnız kalıyordum. Sonra nasıl kardeşim olur diye düşünmeye başladım. Küçükken bize hep meşhur leylek hikayesini anlatırlardı🙂 ona inanmadım elbette. Mahallemizde tuhaf bir kadın vardı gidip ona sormuştum. Evi bildiğin cadı evi gibiydi her yerde tuhaf eşyalar vardı ve karanlıktı tuhaf ışıklarla aydınlatıyordu evini. Daha sonra o kadının deli olduğunu öğrendim ya neyse. Kadın bana kardeşin olmasını istiyorsan vücudundan bir yeri almamız gerekiyor demişti. Bütün gün düşündüm iyi bari dedim. Anneme gittim kardeş istiyorum ne isterseniz yaparım dedim ama ortada kardeş falan yok. Yıllarca yalvardım yalvardım en sonunda sen dünyaya geldin.

Bir gün annem kardeşin olacak dedi. Çok sevindim tabi ama senin sağlık problemin vardı. kan testime baktıkları günü hala dün gibi hatırlıyorum örnek alırken canım çok yanmıştı ama dayanacağım dedim. Senin kanının tamamen değişmesi gerektiği anda ben ablan olarak orada olacaktım. Neyse ki bir şey olmadı kanım bende kaldı😛

Hastaneden seni alacakları gün annemlerin yatağının üstüne ne kadar oyuncağım varsa döktüm. Gelince oynarız diye düşünmüştüm ama çok küçüktün. Oyuncak bebeğimle aynı boydaydın, oyuncaklarımın kıyafetlerini sana giydirirdim😀 aslında evet insanın kardeşi olması güzel bir şeymiş. Tek çocuk olanlara acıyorum gelin size kardeş isteminin ince ayrıntılarını anlatacağım😀

Büyüdükçe bazen aramızda kopukluklar oldu bazen de çok yakın olduk. Sanırım kardeş olmak böyle bir şey. Sana zarar gelmemesi için hep elimden geleni yapmaya çalıştım. Seninle birlikte bende büyüdüm. Bazen sen olmasan nasıl olurdu diye düşünüyorum. Aşırı şımarık, havalı, sinir bir insan olurdum. Düşüncesi bile çok kötü.

Çok zor anlar geçirdiğimde, artık tamam bitti gücüm kalmadı ben tükendim dediğimde aklıma hep sen geliyorsun. Her zaman yaşama tutunmak için bir nedenim olacak. O neden sensin.

 

Böyle bir pasta istersin değil mi? Ama yok gülüm ne yapacaksın. Artık bana yaptığın gibi sana da püssskevit ara nutella ile pasta yaparım😀

~Kouen

 

 

 

Ne yazsam ne yazsam diye düşünüyordum ama, içimden ne gelirse yazmaya karar verdim🙂 Bu yazıları gördüğünde ne tepki vereceksin çok merak ediyorum 😳 Kouen’e sorucam 😳 Kız cimcime ne çabuk büyüdün de bizi geçtin🙂 Ama büyüyüşüne şahitlik etmek çok güzeldi 😍 Benim ufak kardeşim 💙 Arada yine Kouen’i çekiştirelim olur mu 😇 (😈) İkimizi de dövecek 😂 Neyse neyse konu başka yerlere kaymasın, bugünün yıldızı sensin ⭐️⭐️ Doğum günün kutlu olsun canım 😍 İyi ki doğdun 😍 “Mayu abla şunu biliyor musun, nasıl” diye kapıma gelip sorular soran, kore hastası minicik (kesinlikle minicik değil) Victorica, seni çok seviyorum canım 😘 İyi ki varsın 💜 Nice senelerimizi hep birlikte geçirelim inşallah 💜 İşte pastan;

Parti veren Mavi’ler (görünen yüzü) 😇

Ama aslında 😇

Sana özel ikinci pasta😉❤

Tekrar iyi ki doğdun canım❤ Nice Mavili Senelere 💙💙💙💙💙 ~Mayu

Doğum günün kutlu olsun. ~TheDirectEco

Sevgili Victorica, Kouen’imin kardeşi… Upuzun boylu (yanlış hatırlamıyorum umarım :joy::joy:) victorica. Cleaner’a ihtiyacım olduğunda bir anda ortaya çıkan melek :heart_eyes::heart_eyes: Her şey için ellerine sağlık :smile::smile: doğum günü bahane sana teşekkür etmek şahane :stuck_out_tongue::stuck_out_tongue: bunu araya sıkıştırdığıma göre victorica doğum günün kutlu olsun🙂 umarım sen de sohbetlerimize katılırsın mutlu yıllar :blush::blush: (Not: Listemde değildin :fearful::fearful: hemen ekledim :joy::joy:) ~Rosamary

THEDİRECTECO’NUN RENGARENK GÜNCELİ

70 milyonun okuduğu bu güncele hoş geldiniz!!

Ne o, 70 milyon’u duyunca güldüğünüzü duyar gibiyim, oysa bir zamanlar Mehmet Ali Erbil’in bu programı 70 milyon izliyor dediğinde inanıyordunuz ama😛 (İnandığım zaman olmadı değil o.o)

Efendim, belki bilmeyenleriniz vardır. Ben Mavi’nin mavi-sever çevirmenlerindeyim biriyim ^^ Gerçek hayatta ise tüm gününü evde geçiren, dışarıdaki hava durumunu okula gidip gelen kardeşlerimden öğrenen bir iş bulsak da çalışsam diyen biriyim😀 Üniversitedeyken tabi akılda okul bitince hemen işe girmek vardı ama o işler meğer öyle çok da kolay olmuyormuş😀 Ama yalan söylemeyeyim şimdi okul sonrası bir süre evde oturmaktan pek de şikayetçi değilim, ben buna “dinlenme” süreci diyorum😛 Neyin dinlenmesi orasını ben de bilmiyorum😀 Ama hazır boş vakit bulmuşken de elimdeki çeviriler hafifliyor bu yönden fena olmuyor ee bardağa bir de dolu tarafından bakmak lazım😀

Efendim bizim bir de discord sohbet odamız var, bilmeyen bence artık yoktur yani dimi u.u Hem bizim kendi grubumuzun sohbeti olsun hem de okuyucular kısmı için olan sohbet sağolsun kendimi bu dört duvar arasında yalnız hissettirmiyor ^^ “Anam senin arkadaşın yok mu hiç” mi dediniz, efenim olmaz mı var ama nedense buluşma taraftarı değilim hiç, ayda yılda bir buluşmak yetiyor, eskisi gibi bir zamanlar dışarı çıkmayı seven Eco değilim artık, şimdiki Eco tam bir asosyal😀 Öyle ki, annem babam kardeşlerim hepsi evden hiç çıkmamam konusunda büyük şikayetçi efendim😀 “Hiç mi sıkılmıyorsun” diyorlar oysa dışarı çıktığımda bir an önce nasıl eve gitmek için sabırsızlandığımı bilmiyorlar😀 Öyle ki, nadiren dışarı çıktığım zamanlar apartman kapısını açıp dış dünyaya attığım birkaç adım sonrasında gökyüzüne bakıp “Dış dünya çok mabushii” diyorum😀

Ahaha o değil aklıma şey geldi, bizim grubun discordunda da bunu yazmıştım Kouen bu sözümle asosyalliğime ikna olup bana ‘Asosyal madalyası’ kazandırdı. Yaa bu madalyayı herkes öyle kazanamaz işte ;P Nerde kalmıştım, ha, size noldu da sosyallikten asosyalliğime geçtiğimi anlatayım. Efendim bu yaklaşık 2-3 yıl öncesine dayanıyor. Üniversiteye ilk başladığım zamanlar hazırlık ve 1.sınıfta çoğu üniversite kulübüne ilgi duyardım. Tiyatro yaptım, dağcılığa katılmadım ama Buca’daki Gökgürültüsü vadisi dağ yürüyüşüne katıldım, pikniklere gittim, modern dansa da gidecektim ki annem izin vermedi neymiş efendim erkeklerle dans edemez mişim😀 Aslında ilk tiyatroya da karşı çıkmıştı annem neden mi çünkü o zamanda karı koca rolünde oynayabilirmişim ahaha😀 Aşırı korumacı bir anneniz varsa bu tür örnekler çoğaltılabilir efendim, hadi tiyatroya bir şekilde gittim de modern dans için ikna edemedim (Aramızda kalsın zaten gitsem de elemelerde kesin elenirdim, neden mi bende denge denen şey yok ki, düz yolda yürürken bile ayağını birçok kez burkan, azıcık salıncakta sallanmayla midesi bulanan biriyim😀 Ama işte kendim gidip elenseydim en azından şu an burada annem izin vermedi demezdim 0.0)

Amma balık hafızalıyım ha bir cümle önce ne yazdığımı unuttum😀 Neyse işte, elimden geldiğince sosyal olmaya çalışırdım ve arkadaşlarımı gezmek için bir yerlere davet ederdim. Bu da benim şansım mıydı bilmiyorum, anam millet de öyle nazlı ki, “Tamam, olur” diyor devamı gelmiyor her seferinde ben teşvik etmeye çalışırdım neyse hadi bunu da geçelim. Üni’nin 2.senesinde Bornova’dan Yeşilova denen bir yere taşındık. Evin önünden geçen tek bir otobüs var, saatlerini ise sormayın gitsin, 40 dk’da bir. Eh bir de gecikmeler oluyordu ki sebebi hep yolda kaza olmasıydı. Her neyse alt tarafı 15 dk’lık bir yolum vardı sonra okulun önünde iniyordum zaten ama artık sürekli otobüs saatlerini beklemek, habire ders çıkışlarında otobüsün kalkmasına ne kadar var diye bakmak olsun, (ha bir de son araba akşam 8, 8 ne ya, sekiz ya sekiz) zamanla bu otobüs yüzünden dışarı çıkmaya üşenir oldum. Kulüplere gitsem mesela tiyatro akşam 10’nda bitiyordu bir de 2 yıl dijital film atölyesine gittim o da geç bitiyordu bu ikisini de otobüs saatleri nedeniyle bitirdim. Gel zaman git zaman derken bir baktım evden çıkmaz olmuşum😀 İşin tuhafı tarafı ne biliyor musunuz? Bir zamanlar gezelim diye yalvardığım insanlar gelmiş şimdi bana yalvarıyor gezelim de gezelim, e anam bu Eco artık eve kapanık biri olmuş kolay mı onu dışarı çıkarmak😀 Anlayacağınız böyle işte, üniversite milletiyle doğru zamanda doğru yerde frekanslarımız uyuşmadı😀

Gelgelelim günümüze, şu an (a bu arada yine taşındık😀 Hiç de yerimizde duramayız) hava bulutlu, İzmir’e sıcak dediler geldik ama inanmayın kışı cidden çok soğuk geçiyor😀 Kar yok ama karın o ayazını biz çekiyoruz -_- Yine saptım konudan ya, neyse günümüzde bu aralar çoğu vaktimi discord’da geçiriyorum, uzun bir süre bizim gruba girip çok sohbet edemiyordum, geçtiğimiz yaz bir gruba girdim anam yeni yeni insanlar tanışıyorum tanışıyorum bitmiyor😀 En şaşırtıcı ise gruba birçok erkek gelmiş :O (Zakkyliar tek erkek olması ile egemendi bir zamanlar) Grupta fazla erkek görmeye alışkın değildim tabi ama efendim hoş gelmişler iyi de gelmişler sohbetleri çok tatlı insanlar. (Sadece erkekler için demedim yeni gelen kızlar da dahil elbette😀 ) Ağustosta biten stajımın ardından discordda iyicene aktifleşen ben sabahlara kadar yaptığımız sesli sohbetlere alışmışım. Ama tabi benim okul bitmiş gitmiş okul açılmasıyla çoğu kişi kabuğuna çekildi sabahlayan o saatlerde tek başıma kaldım T.T Allah’tan Baykuş’un okulu geç açıldı da eşlik ediyordu bana ehe

Bizim grubun sohbeti bir yana yalan yok eskiden değildim ama daha sonra okuyucular kısmı olanda da aktifleşmeye başladım. Orada daha çok sohbet etmemi başlatan Sea oldu😀 Beni tanıyan biri, “Ahh Eco-saan” (Belki de –san eklememiş olabilir hatırlamıyorum) falan derken sohbete başladık. (Eski tanıdığız sonuçta) Sonra sea yine açtı L-Kira sohbetini ben L’ci o Kira’cı yine başladık kapışmaya😀 Sonra o sırada Sea’nin grup arkadaşı Khyroin ile de sohbetimiz koyulaşınca artık bırakamaz oldum. Aaa bir de benim tatlı mı tatlı, sevimli mi sevimli bir Chibichanımm var ki (Bak yine kalp koyasım geldi❤ )sevmeden duramazsınız (ya da banane sevmeyin daha iyi :şeytan emojisi:) Neadiatre ama bizim sohbetteki isimleri (bakın isimleri diyorum) Ki’zu, Nic, Nea diye gider😀 Bir de söylemeden geçemiyeceğim kötülüklerin efendisi Joker’imiz var, tam bir dark-side, gelir gelmez dark-side’lığı çoğu kişi ondan taraf oldu -_- O dark side kurar da ben Light-side kurmaz mıyım😛 Tabi her ne kadar sayımız azınlık da olsa ben, Ki’zum ve Baykuş light-side üyeleriyiz :angel: Haa bu arada aslında Baykuş da dark-side’dı fakat bir gün Joker Baykuş’un anneannesinin yaptığı kahveyi içmem dedi ve Baykuş soluğu biz de aldı😀 Ahaha aklıma şey geldi, benim yaptığım Türk kahvesini Joker içmemek için camdan bile atlamaya razıydı düşünün :joy: Joker bu, ne bekliyorsunuz ki😀 Discord’da oyun kısmına Joker “Kötülük Yapıyor…..” yazmıştı, o yazar da ben boş durur muyum ben de “İyilik Yapıyor….” yazdım ama efendim neymiş beyefendinin göz zevkini bozuyormuş -_-😀 Bir de Mehmet’imiz var ki uyku düzeni akıllara zarar 2+2+2 (sabah+öğlen+akşam) Sabahlara kadar da uyumaz ama sonra ne olur elbette proje sunumuna geç kalır😛 Laf aramızda bu da çok pis dark-side’cı, bulduğu her fırsatta bana sataşır -_- Dark-side’lığın birinci kuralı zaten bana sataşmak oldu😀

Tamam tamam sabırsızca adının gelmesini beklediğini biliyorum😀 Kim mi, tabiî ki de VforVandetta😀 Bu arkadaş kimdir nedir bilmiyoruz efendim yenilerden tam bir Karadevil52 hayranı, öyle ki ilk geldiğinde “Sen aslında Kara’sın” dedik ikna çabaları ile neyse ki Kara olmadığına inandık ama efendim yaşı, adı, yaşadığı şehir her şeyi gizli, yaşımı tahmin edin diyor ama bulursanız da söylemem diyor😀 Aaa grubumuzun küçüklerinden güzel manga çizimleriyle bizi büyüleyen, geleceğin mangakası Seth-chan var bir de, öyle ki bu Seth-chan Joker’in dark-sidelığını göstermediği tek kişi, Seth-chan için her türlü yardıma hazır, (Kısaca Joker’in dark-sidelığı sadece grupta, eğer bunu okuyorsa şu an kesin “İçkim yok kumarım yok karışmayın bana” diyordur Joker’in sürekli dile getirdiği sözüdür😀 ) Tamam tamam seni de unutmadım Edge35😀 Biz ona Ed deriz, ama bana her Ecoo diye seslenişinde artık ben de ona Edoo diyorum ve buna alıştı ehehe😀 Her akşam uyumadan önce mutlaka 2 el satranç atarız, bir o yener bir ben yener hep beraberliğe biter bu maç (Artık bizim dilimizde o bir satranço)😀 Aslında kaç gündür oynamıyoruz, bir ara bizim grupla o kadar çok satranç oynadık ki içim dışım satranç oldu bir süre ara verdim kendimce😀 Ahh Chibichan’ımı da hiç yenemedim ya satrançta bu arada ama olsun Chibichanım o benim❤ (Yine kalp koymadan edemedim). Aaaa Ed derim de Ed’in ablası Baekmari’yi unutur muyum, Mari tam bir webtoon sevdalısı, o kadar çok bahsetti ki webtoon okumayan ben “Webtoon Line” indirdim düşünün😀

Aaa bakın bunu demeden edemem😀 Şimdi saydığım bu çoğu arkadaş oyun delisi Lol,mol, paladins ne bileyim aklınıza ne gelirse gece gündüz oynarlar (Tamam gece gündüz oynayan tek kişi Joker😛 ) Sesliye bir girerseniz oyun muhabbetleri, bir gün kafama dank etti yükledim LoL😀 Evet, LoL yükledim oyun oynamayan ben indirdim tabi herkes şokta :joy: Sonra başladık oynamaya, tabi bir yandan da bana oyunu anlatıyorlar, oyunlardan o kadar uzak kalmışım ki dediklerini anlamak için zor anlar yaşadım😀 LoL’de sürekli pazara gitmeyi de unutan biriyimdir habire bana Pazar gidip eşya seçmediğim için kızarlar😀 Eh hadi pazarı hallettik bir de kule denen bir şeyi var bu oyunun, ne hikmetse ilk kuleye girdiğin zaman etrafın kırmızı çemberle kaplanıyor, sonra da kaç kaçabilirsen😀 Sesliden bana kulağıma Khyroin’in sesi geldi “Eco-saaan, çık oradan, çık o kuleden çabuk, çabuk” tabi yavaşlık kanımda akan benin karakteri de yavaş olunca ben çıkana kadar çoktan ölürüm (Tamam tamam yavaşlıktan değil, ilk zamanlar yürümesi için yanlış tuşa basıyormuşum😀 ) Her neyse bu bir yana Baykuş da hiç acımadı efendim, habire beni hedef aldı, vurdu da vurdu kendi puanlarını yükseltti neymiş efendim “O kadar hoş duruyormuşum ki vurmadan edemiyormuş” -_- Ama sonra noldu, Baykuş dedi ki “Bu oyunca 5 dk ölmeden dayan senin çevirilerinden bir bölüm çeviricem” ee tabi artık zamanla ustalaşan Eco 5 dk dayandı vee hemen bir çeviri kakaladım ehehe😎

Yaa böyle işte, yaz yaz bitmez aslında da durayım artık😀 Gelelim asıl önemli konuya, bu günce 4 Aralık mı 5 Aralık mı yayınlanır bilmiyorum ama özellikle bu güne almamın bir nedeni var çünkü Khyroin’in doğum günüüü (5 Aralık) dıtdırırrııı

Efendim kendisi pek bir tatlı, sesi güzel ama söylemek için nazlı, kendini çok beğenen ama zamanı geldi mi kendine çirkin diyen (ki bence çok tatlı ^^ ), stajı yüzünden zor zamanlar geçiren, sinirlenince cümlelerin sonuna nokta ekleyen, büyük bir cips-sever öyle ki cipsini asla kimseyle paylaşmayan (benimle bile paylaşmazmış T.T),  sohbete daima “Ee, naptınız?” diye giren, “Ehe” ile gülen, pastayı ve tabi ki de beni çoooooook seven (😎 ), Adana’nın soğuk olmasından şikayetçi Adanalı Eskimo Khyroin’in doğum günüüü…

Sevgili Khyroin’im doğum günün kutlu mutlu olsun, yeni yaşında sağlıklı, huzurlu, sevdiklerinle çook süper güzel günler dinlerim 

Bu cipslerde tabi ki de sadece ve sadece sanaaa❤❤❤

Buraya kadar yazımı okuyup bana dayandığınız için teşekkürler😀

Güncelde emeği geçen hepimizin eline koluna yüreğine sağlık

BÖLÜMLER;

Revival Man Bölüm 9-10-11-12
Çevirmen:TheBaykuş Editör:Hayal

Trump Bölüm 28
Çevirmen:Sawako Editör:Hayal Temizleme:Lazeran

Kakukaku Shikajika Bölüm 5
Çevirmen:Cain Editör:İzerus

Green WorldZ Bölüm 27
Çevirmen:KomFlag Editör:Blackie

Blue Giant Bölüm 9
Çevirmen: Zakkyliar Temizleme: Ageanas Editör: Eva

Çizuru’nun Çizurusal Doğum Günü

ci2.jpg   ci3.jpg

~Chizuru

Zamanında adonis ile kim olaki bunlar bu seride benim gözüm vardı diye tanıdığım, sonrasında bana tatlı bir teklif yapıp adonis’i benle paylaşmayı kabul eden grubumuzun tatlı üyesi chizuru doğum günün kutlu olsun yeni yaşın bol kahkahalı olur inşallah iyi ki doğdun🙂 ~Tigergirl

Doğum günün kutlu olsun ~Artist

Peşpeşe gelen doğum günlerinin 3.sü Minik Chizuru’nun doğum günü gelmiş 😳 Imouto-chann 😍😍 Doğum günün kutlu olsun. İyi ki doğdun. Yeni yaşın sana mutluluk, huzur, başarı ve bol bol sevgi getirir inşallah 😊 Mellorine mellorine~~~~ 😍😍😍😍 Şunu da ekleyeyim şuraya😉

Nice Mavili ve bol mangalı senelere canım😊 Kutlamayı görünce şaşıran minik Çizuru 😳

Sanji’de sana kendi elleriyle pasta hazırlamış 😳 Sürprizzz 🎉🎉🎉🎉

Tekrar nice senelere minik Çi-chan ❤️❤️ ~Mayu

Nice mutlu yıllara iyi ki doğdun ~Eva

Çizurruuuuu doğum günün kutlu olsun. Yeni yaşında umarım aradığın sadrettini bulursun, nice mutlu senelere :smiley: ~Hiro

Günlerden bir gün baykuş mavi mangada gene artistlik yapıyormuş,

The Baykuş:

-Öhöm öhöm, sayın yolcularımız mavi mangadaki en hızlı çevirmen The Bayku… bayk… ba… ağğğğğğğğğğ.

Zzzt ztttt ztttt

Uzun bir aradan sonra gözlerini açan Baykuş:

-Öhö öhö neredeyim, burası da neresi? Siz kimsiniz? Tam da artistliğin en güzel yerindeydim be!

Diye sitem etmiş.

  Karşısında hayalet gibi giyinmiş bir kişi varmış ve demişki:

-Bizler Chi’nin hayalet tarikatıyız. Chi son zamanlardaki çeviri hızından şikayetçi o yüzden yavaşla leyn.

 Tabii baykuş şok, hemen demiş ki:

– ya zaten ben yavaş gidiyordum. Ne demek hızlıyım? Sadece üç günde 235 sayfa yaptım.

Bunu duyan Hayalet Tarikatı Üyesi delirmiş, vurmuş bir Fransız tokadı, almış götürmüş onu Kraliçe çiziru’nun oğlu sadrettin’in kızı’nın yedinci ve en küçük ama küçük olmasına rağmen 20’lik çıtır gibi gözüken Chizurunun yanına.

Chizuru:

– oooo, Kimleri görüyorum. Baykuş bey mi bunlar?

Baykuş, tırsak ama bir o kadar da emin bir şekilde:

– Chiiiii!!!! Bu… bunlar da ne? Burası neresi!?

Chizu:

– Şimdi, nerede olduğumuz veya buranın ne olduğu önemli değil. Önemli olan şey Baykuş bundan önce yazdığım günceldeki bebek işe yaramadı. Saçından tüy eksik, o yüzden ver.

Baykuş şok olmuştu. Kendisine orada istediğini yapabilecek olmasına rağmen saç telini istemesi ve istemesi hani, zorla alabilir yahu. Ah pardon, bu hikaye olmalı anlatan kişi bunları diyemez :/… O zaman…. Zorla alabilecek olmasına rağmen, saç telini istemesine şaşırmıştı. Baykuş bağırdı:

– AAAAAAAAAAAAAĞĞĞĞĞĞĞHHHH!!

 Tuttu bir tarikat üyesini fırlattı ve bağırdı:

– Heeeeeeeeeeyyyt! Nerede leyn benim tarikatım.

İçeriye baykuşlar akın etmeye başladı, gözleri karanlıkta parlayan koyu kırmızı bir renk kadar korkutucu olan baykuşlar, The Baykuşu kaçırıp, evine geri götürmeye başladı.

 Chizu her şeyi şaşkınlıkla izlerken, son anda bir şeyi fark etti. Bir saç teli. Chi’nin kedi tarikat üyelerinin hepsinin saçları sarıydı, yani kendi tarikatından olamazdı. İçeri girenler ise Saf Baykuşlardı, yani mantıken tüy olması gerekirdi. O zaman bu siyah saç…

Chi önce derin bir nefes aldı ve korkutucu bir kahkaha attı:

– Hıhahahhahahaha, Hıhahahahhahahahahahah!!

Chi tamamen mutlu bir şekilde:

– sonunda bebeğim ile senin saç telini bağlayıp seni kontrol edebileceğim!! Sonunda çevirilerin yavaşlayacak!! Hahahahhahaha!!

Bu sırada The Baykuş, baykuş gözlerini aktif etmiş bir şekilde bunların hepsini izledi ve dedi ki:

– Aha şimdi yandık…

                                                                 Son

Evet, hikaye mi yazdım ben şimdi? Yazdım mı? Bilmiyorum açıkçası😀 peki ben bunu nasıl yazdım? Neden yazdım? Bunları söylemeye, açıklamaya gerek yok belli konular. Bugün Chi’nin doğum günü. Biz de hemen atladık tabii (with sanji style)

Şimdi Chi, biliyorum ki bu hikayede olanlar yaşanamaz. Neden mi? Çünkü tarikatın beni kaçıramaz :P  olup kaçırırsa da kafama bone geçirecem, hihihihiih. Ah, evet evet unutmadan.

  Doğum günün kutlu olsun^^ Yeni yılın bol sanjili, şu örnek bir A’daki gibi (alttaki yani :P)

sonra da belki senle alacağımız serinin çevirisine başlarım😀 tabii sınavlardan sonra J  şimdilik umuyorum ki yeni hayatın harika, güzel ve sanjili geçer😀 Nice senelere. ~ ~The Baykuş

Tehlike çanları çalıyordu dan dan dan… Çünkü ~:ghost:‘ler Örgüt~ünde bir hırsızlık meydana gelmişti… Çalınan şey pek kıymetli bir yiyecekti… Efsaneye göre sadece yılda bir kez o da Aralık’ın 2’sinde örgütün çatı katındaki Casper’ın bir türlü sığamadığı o bacadan tüm yıldızların yanyana sıralandığı o anda gökyüzünden iniyordu… Söylediklerine göre o yiyeceğin içi bol krema ile doluymuş üst tarafı ise ••••• henüz kimse görmemiş çünkü onu gören :ghost: eğer o yiyecek ile taşıdıkları beyazlık dengesi tutmazsa saydam bedeni görünür olurmuş ve :ghost: gezegeninden sürgün edilirmiş… Gelgelelim şimdiye… Tüm :ghost:‘ler bir olmuş, köşe buca her yeri didik didik ağrıyorlarmış ama yok ••••• :ghost: örgütünün başkanı Chizuru o yiyeceği bulmak uğruna saydam kalbindeki saydam liderliği ile öne atılmış ve beyazlığından vazgeçmek karşılığında 《Kutsal Sunak》a gitmiş…
 
 
 
“Eyy, üstümdeki beyazlık adına bana o yiyeceğin nerede olduğunu söyle, söyle ki örgütüm tehlikeye girmesin, girmesin ki varlığımız bu topraklardan bir kez daha silinmesin…” Daha önce kimsenin görmediği yüzünü üstündeki beyaz çarşafı çıkararak göstermiş… Kutsal Sunak çarşafındaki beyazlığı içine yutarken Chizuru’nun çarşafı ile zıtlık oluşturan o güzel, dümdüz siyah saçları belirginleşmeye başlamış… Bu güzelliğini sadece bir kişi izliyormuş o da yiyeceği çalan, :ghost: örgütünün en yeni üyesi, haylaz Eco imiş… Kutsal Sunak Eco’yu belirtmiş Chizuru’nun karşısında… Chizuru: “Neden bize ihanet ettin?” diyor Eco ise “Çok güzelsin” diyormuş. Böyle bir güzelliğin :ghost: Örgütünden mahrum kalıcağını düşünen Eco hemen yiyeceğin bulunduğu paketi açmış ve ortaya, gözleri ışıl ışıl parlatacak bir pasta çıkıvermiş. Chizuru’nun saydamlığı daha da belirginleşmeden Eco pastayı Chizuru’nun yemesini istemiş. Güzel pasta karşısında daha fazla kendini tutamayan Chizuru parmağı ile kremasından almış ve o da ne •••• Pasta ile Chizuru’nun beyazlık dengesi tutmuş ve Chizuru’nun saydamlığı geri gelmeye başlamış. Bu duruma ikisi de sevinmiş ve Eco: “Bu gösteriyor ki; Bugün senin doğum günün, bu pastayı hak ettin, güzelliğin tekrardan görünmez olacak olsa bile bizimle olduğun için çok mutluyum, doğum günün kutlu olsun sevgili :ghost: liderimiz”… Chizuruuuu’m, sevimli hayaletim, keşke seni İzmirde olduğun sırada tanısaydım da bir sürü buluşmalar yapaydık konaklarda, alsancaklarda :flushed::flushed: Doğum günün kutlu olsun, huzurlu, sağlık, mutlu, sevdiklerinle ve bizimle birlikte nice seneler dilerim :kissing_heart::kissing_heart: Umarim aradığın kediyi de bulursun canım :heart_eyes::heart_eyes:

~TheDirectEco

chi-1chi-3

chi-4

chi-5

Bu da benden mangaydı😛 Beni sopalayanın kim olduğuna karar veremedim😀 O yüzden Hayal gücüne kalmış:D İyiki doğdun, mutlu, huzurlu, mavili, mangalı bir yıl geçirmen dileğiyle😀 ~Hayal

Haylaz mı haylaz, sevimli mi sevimli, pıtırcık mı pıtırcık, güzeller güzeli Chizuru’m… yıllarca seninle ne kadar yakınlarda dolanırmışız da haberimiz olmamış. Rosam sağolsun seninle kuzen olduğumuzu keşfetti de bizde bir buluşma ayarlayalım dedik değil mi😉 ilk mavi manga buluşmamı seninle yaptım. Geçirdiğimiz o birkaç saat o kadar keyifliydi ki vaktin nasıl geçtiğini anlayamadım bile. Ya buluşmada fotoğraf çekinmeyi unutup sonrasında yolda ilkokul çocukları gibi çekindiğimiz o kare😀 aahahha baktıkça hala gülüyorum😀 ilk göz ağrım benim, tatlı haylazım yüzündeki o neşen hiç solmasın canım, her geçen gün bir öncekinden daha da mutlu ol emi : ) içindeki o çocuğu gösterebilen nadir kişilerdensin işte bu yüzden hep sıcak hep en yakınsın… Seni çok seviyorum Chizuru’m, iyi ki doğdun, iyi ki varsın… Doğum günün kutlu olsun, nice mutlu yıllara : )     ~FUMİ

Onu ilk karşımda gördüğümde yalnızca selam verdik birbirimize. Oturduk birbirimizden uzak köşelere, konuştukça o bahsettikçe kendinden bağladı hemen kendine. Sonra muhabbet fırsatı geçti elimize anladık ki pek çok ortak şey varmış sevdiğimiz. Biricik kızım Hayal ile şu hayatta bir başımıza kalınca (hayırsız babasından yeni boşandığımda) destek oldu bize. Açtı sevgi dolu kalbini, hiç ayırt etmedi yaptığım yemekleri. Cebi kadar gönlü de bonkördü, kaçınmadı kızımızın eğitim masraflarından hiç. Ve billur gibi sesiyle özel serenatlar yaptı o romantik İstanbul sokaklarında. Üşüdüğümde omzuma atacağım bir hırkası oldu hep yanında, benim için getirdiği. Ve kedileri de çok sever aynı benim gibi. İlerde alırsak bir kedi olsun isterim adı Şerafettin, o istiyor Sadrettin. Olmadı iki tane alırız deyip kapatalım bu mevzuyu şimdilik. İşte böyle biri benim biricik sevdiceğim. Güzel bir kalbe sahip güzel bir insan. Kalbimin hırsızı, evimin direği, kızımın sevgili babası o. Bugün de doğum günü onun, bizimle paylaştığın o sıcacık güzel kalbin için teşekkür ederim Muharremim, umarım biz de seni mutlu edebilmişizdir bu kısa ama birlikte geçirdiğimiz güzel zamanlarda. İyi ki doğdun Muharremim, bil ki sevi çok seviyor bu sevdiceğin. Dopdolu uzun yıllarımıza… ~ Farrelleda

Chi_dogum_6a.jpg