THEDİRECTECO’NUN RENGARENK GÜNCELİ

70 milyonun okuduğu bu güncele hoş geldiniz!!

Ne o, 70 milyon’u duyunca güldüğünüzü duyar gibiyim, oysa bir zamanlar Mehmet Ali Erbil’in bu programı 70 milyon izliyor dediğinde inanıyordunuz ama😛 (İnandığım zaman olmadı değil o.o)

Efendim, belki bilmeyenleriniz vardır. Ben Mavi’nin mavi-sever çevirmenlerindeyim biriyim ^^ Gerçek hayatta ise tüm gününü evde geçiren, dışarıdaki hava durumunu okula gidip gelen kardeşlerimden öğrenen bir iş bulsak da çalışsam diyen biriyim😀 Üniversitedeyken tabi akılda okul bitince hemen işe girmek vardı ama o işler meğer öyle çok da kolay olmuyormuş😀 Ama yalan söylemeyeyim şimdi okul sonrası bir süre evde oturmaktan pek de şikayetçi değilim, ben buna “dinlenme” süreci diyorum😛 Neyin dinlenmesi orasını ben de bilmiyorum😀 Ama hazır boş vakit bulmuşken de elimdeki çeviriler hafifliyor bu yönden fena olmuyor ee bardağa bir de dolu tarafından bakmak lazım😀

Efendim bizim bir de discord sohbet odamız var, bilmeyen bence artık yoktur yani dimi u.u Hem bizim kendi grubumuzun sohbeti olsun hem de okuyucular kısmı için olan sohbet sağolsun kendimi bu dört duvar arasında yalnız hissettirmiyor ^^ “Anam senin arkadaşın yok mu hiç” mi dediniz, efenim olmaz mı var ama nedense buluşma taraftarı değilim hiç, ayda yılda bir buluşmak yetiyor, eskisi gibi bir zamanlar dışarı çıkmayı seven Eco değilim artık, şimdiki Eco tam bir asosyal😀 Öyle ki, annem babam kardeşlerim hepsi evden hiç çıkmamam konusunda büyük şikayetçi efendim😀 “Hiç mi sıkılmıyorsun” diyorlar oysa dışarı çıktığımda bir an önce nasıl eve gitmek için sabırsızlandığımı bilmiyorlar😀 Öyle ki, nadiren dışarı çıktığım zamanlar apartman kapısını açıp dış dünyaya attığım birkaç adım sonrasında gökyüzüne bakıp “Dış dünya çok mabushii” diyorum😀

Ahaha o değil aklıma şey geldi, bizim grubun discordunda da bunu yazmıştım Kouen bu sözümle asosyalliğime ikna olup bana ‘Asosyal madalyası’ kazandırdı. Yaa bu madalyayı herkes öyle kazanamaz işte ;P Nerde kalmıştım, ha, size noldu da sosyallikten asosyalliğime geçtiğimi anlatayım. Efendim bu yaklaşık 2-3 yıl öncesine dayanıyor. Üniversiteye ilk başladığım zamanlar hazırlık ve 1.sınıfta çoğu üniversite kulübüne ilgi duyardım. Tiyatro yaptım, dağcılığa katılmadım ama Buca’daki Gökgürültüsü vadisi dağ yürüyüşüne katıldım, pikniklere gittim, modern dansa da gidecektim ki annem izin vermedi neymiş efendim erkeklerle dans edemez mişim😀 Aslında ilk tiyatroya da karşı çıkmıştı annem neden mi çünkü o zamanda karı koca rolünde oynayabilirmişim ahaha😀 Aşırı korumacı bir anneniz varsa bu tür örnekler çoğaltılabilir efendim, hadi tiyatroya bir şekilde gittim de modern dans için ikna edemedim (Aramızda kalsın zaten gitsem de elemelerde kesin elenirdim, neden mi bende denge denen şey yok ki, düz yolda yürürken bile ayağını birçok kez burkan, azıcık salıncakta sallanmayla midesi bulanan biriyim😀 Ama işte kendim gidip elenseydim en azından şu an burada annem izin vermedi demezdim 0.0)

Amma balık hafızalıyım ha bir cümle önce ne yazdığımı unuttum😀 Neyse işte, elimden geldiğince sosyal olmaya çalışırdım ve arkadaşlarımı gezmek için bir yerlere davet ederdim. Bu da benim şansım mıydı bilmiyorum, anam millet de öyle nazlı ki, “Tamam, olur” diyor devamı gelmiyor her seferinde ben teşvik etmeye çalışırdım neyse hadi bunu da geçelim. Üni’nin 2.senesinde Bornova’dan Yeşilova denen bir yere taşındık. Evin önünden geçen tek bir otobüs var, saatlerini ise sormayın gitsin, 40 dk’da bir. Eh bir de gecikmeler oluyordu ki sebebi hep yolda kaza olmasıydı. Her neyse alt tarafı 15 dk’lık bir yolum vardı sonra okulun önünde iniyordum zaten ama artık sürekli otobüs saatlerini beklemek, habire ders çıkışlarında otobüsün kalkmasına ne kadar var diye bakmak olsun, (ha bir de son araba akşam 8, 8 ne ya, sekiz ya sekiz) zamanla bu otobüs yüzünden dışarı çıkmaya üşenir oldum. Kulüplere gitsem mesela tiyatro akşam 10’nda bitiyordu bir de 2 yıl dijital film atölyesine gittim o da geç bitiyordu bu ikisini de otobüs saatleri nedeniyle bitirdim. Gel zaman git zaman derken bir baktım evden çıkmaz olmuşum😀 İşin tuhafı tarafı ne biliyor musunuz? Bir zamanlar gezelim diye yalvardığım insanlar gelmiş şimdi bana yalvarıyor gezelim de gezelim, e anam bu Eco artık eve kapanık biri olmuş kolay mı onu dışarı çıkarmak😀 Anlayacağınız böyle işte, üniversite milletiyle doğru zamanda doğru yerde frekanslarımız uyuşmadı😀

Gelgelelim günümüze, şu an (a bu arada yine taşındık😀 Hiç de yerimizde duramayız) hava bulutlu, İzmir’e sıcak dediler geldik ama inanmayın kışı cidden çok soğuk geçiyor😀 Kar yok ama karın o ayazını biz çekiyoruz -_- Yine saptım konudan ya, neyse günümüzde bu aralar çoğu vaktimi discord’da geçiriyorum, uzun bir süre bizim gruba girip çok sohbet edemiyordum, geçtiğimiz yaz bir gruba girdim anam yeni yeni insanlar tanışıyorum tanışıyorum bitmiyor😀 En şaşırtıcı ise gruba birçok erkek gelmiş :O (Zakkyliar tek erkek olması ile egemendi bir zamanlar) Grupta fazla erkek görmeye alışkın değildim tabi ama efendim hoş gelmişler iyi de gelmişler sohbetleri çok tatlı insanlar. (Sadece erkekler için demedim yeni gelen kızlar da dahil elbette😀 ) Ağustosta biten stajımın ardından discordda iyicene aktifleşen ben sabahlara kadar yaptığımız sesli sohbetlere alışmışım. Ama tabi benim okul bitmiş gitmiş okul açılmasıyla çoğu kişi kabuğuna çekildi sabahlayan o saatlerde tek başıma kaldım T.T Allah’tan Baykuş’un okulu geç açıldı da eşlik ediyordu bana ehe

Bizim grubun sohbeti bir yana yalan yok eskiden değildim ama daha sonra okuyucular kısmı olanda da aktifleşmeye başladım. Orada daha çok sohbet etmemi başlatan Sea oldu😀 Beni tanıyan biri, “Ahh Eco-saan” (Belki de –san eklememiş olabilir hatırlamıyorum) falan derken sohbete başladık. (Eski tanıdığız sonuçta) Sonra sea yine açtı L-Kira sohbetini ben L’ci o Kira’cı yine başladık kapışmaya😀 Sonra o sırada Sea’nin grup arkadaşı Khyroin ile de sohbetimiz koyulaşınca artık bırakamaz oldum. Aaa bir de benim tatlı mı tatlı, sevimli mi sevimli bir Chibichanımm var ki (Bak yine kalp koyasım geldi❤ )sevmeden duramazsınız (ya da banane sevmeyin daha iyi :şeytan emojisi:) Neadiatre ama bizim sohbetteki isimleri (bakın isimleri diyorum) Ki’zu, Nic, Nea diye gider😀 Bir de söylemeden geçemiyeceğim kötülüklerin efendisi Joker’imiz var, tam bir dark-side, gelir gelmez dark-side’lığı çoğu kişi ondan taraf oldu -_- O dark side kurar da ben Light-side kurmaz mıyım😛 Tabi her ne kadar sayımız azınlık da olsa ben, Ki’zum ve Baykuş light-side üyeleriyiz :angel: Haa bu arada aslında Baykuş da dark-side’dı fakat bir gün Joker Baykuş’un anneannesinin yaptığı kahveyi içmem dedi ve Baykuş soluğu biz de aldı😀 Ahaha aklıma şey geldi, benim yaptığım Türk kahvesini Joker içmemek için camdan bile atlamaya razıydı düşünün :joy: Joker bu, ne bekliyorsunuz ki😀 Discord’da oyun kısmına Joker “Kötülük Yapıyor…..” yazmıştı, o yazar da ben boş durur muyum ben de “İyilik Yapıyor….” yazdım ama efendim neymiş beyefendinin göz zevkini bozuyormuş -_-😀 Bir de Mehmet’imiz var ki uyku düzeni akıllara zarar 2+2+2 (sabah+öğlen+akşam) Sabahlara kadar da uyumaz ama sonra ne olur elbette proje sunumuna geç kalır😛 Laf aramızda bu da çok pis dark-side’cı, bulduğu her fırsatta bana sataşır -_- Dark-side’lığın birinci kuralı zaten bana sataşmak oldu😀

Tamam tamam sabırsızca adının gelmesini beklediğini biliyorum😀 Kim mi, tabiî ki de VforVandetta😀 Bu arkadaş kimdir nedir bilmiyoruz efendim yenilerden tam bir Karadevil52 hayranı, öyle ki ilk geldiğinde “Sen aslında Kara’sın” dedik ikna çabaları ile neyse ki Kara olmadığına inandık ama efendim yaşı, adı, yaşadığı şehir her şeyi gizli, yaşımı tahmin edin diyor ama bulursanız da söylemem diyor😀 Aaa grubumuzun küçüklerinden güzel manga çizimleriyle bizi büyüleyen, geleceğin mangakası Seth-chan var bir de, öyle ki bu Seth-chan Joker’in dark-sidelığını göstermediği tek kişi, Seth-chan için her türlü yardıma hazır, (Kısaca Joker’in dark-sidelığı sadece grupta, eğer bunu okuyorsa şu an kesin “İçkim yok kumarım yok karışmayın bana” diyordur Joker’in sürekli dile getirdiği sözüdür😀 ) Tamam tamam seni de unutmadım Edge35😀 Biz ona Ed deriz, ama bana her Ecoo diye seslenişinde artık ben de ona Edoo diyorum ve buna alıştı ehehe😀 Her akşam uyumadan önce mutlaka 2 el satranç atarız, bir o yener bir ben yener hep beraberliğe biter bu maç (Artık bizim dilimizde o bir satranço)😀 Aslında kaç gündür oynamıyoruz, bir ara bizim grupla o kadar çok satranç oynadık ki içim dışım satranç oldu bir süre ara verdim kendimce😀 Ahh Chibichan’ımı da hiç yenemedim ya satrançta bu arada ama olsun Chibichanım o benim❤ (Yine kalp koymadan edemedim). Aaaa Ed derim de Ed’in ablası Baekmari’yi unutur muyum, Mari tam bir webtoon sevdalısı, o kadar çok bahsetti ki webtoon okumayan ben “Webtoon Line” indirdim düşünün😀

Aaa bakın bunu demeden edemem😀 Şimdi saydığım bu çoğu arkadaş oyun delisi Lol,mol, paladins ne bileyim aklınıza ne gelirse gece gündüz oynarlar (Tamam gece gündüz oynayan tek kişi Joker😛 ) Sesliye bir girerseniz oyun muhabbetleri, bir gün kafama dank etti yükledim LoL😀 Evet, LoL yükledim oyun oynamayan ben indirdim tabi herkes şokta :joy: Sonra başladık oynamaya, tabi bir yandan da bana oyunu anlatıyorlar, oyunlardan o kadar uzak kalmışım ki dediklerini anlamak için zor anlar yaşadım😀 LoL’de sürekli pazara gitmeyi de unutan biriyimdir habire bana Pazar gidip eşya seçmediğim için kızarlar😀 Eh hadi pazarı hallettik bir de kule denen bir şeyi var bu oyunun, ne hikmetse ilk kuleye girdiğin zaman etrafın kırmızı çemberle kaplanıyor, sonra da kaç kaçabilirsen😀 Sesliden bana kulağıma Khyroin’in sesi geldi “Eco-saaan, çık oradan, çık o kuleden çabuk, çabuk” tabi yavaşlık kanımda akan benin karakteri de yavaş olunca ben çıkana kadar çoktan ölürüm (Tamam tamam yavaşlıktan değil, ilk zamanlar yürümesi için yanlış tuşa basıyormuşum😀 ) Her neyse bu bir yana Baykuş da hiç acımadı efendim, habire beni hedef aldı, vurdu da vurdu kendi puanlarını yükseltti neymiş efendim “O kadar hoş duruyormuşum ki vurmadan edemiyormuş” -_- Ama sonra noldu, Baykuş dedi ki “Bu oyunca 5 dk ölmeden dayan senin çevirilerinden bir bölüm çeviricem” ee tabi artık zamanla ustalaşan Eco 5 dk dayandı vee hemen bir çeviri kakaladım ehehe😎

Yaa böyle işte, yaz yaz bitmez aslında da durayım artık😀 Gelelim asıl önemli konuya, bu günce 4 Aralık mı 5 Aralık mı yayınlanır bilmiyorum ama özellikle bu güne almamın bir nedeni var çünkü Khyroin’in doğum günüüü (5 Aralık) dıtdırırrııı

Efendim kendisi pek bir tatlı, sesi güzel ama söylemek için nazlı, kendini çok beğenen ama zamanı geldi mi kendine çirkin diyen (ki bence çok tatlı ^^ ), stajı yüzünden zor zamanlar geçiren, sinirlenince cümlelerin sonuna nokta ekleyen, büyük bir cips-sever öyle ki cipsini asla kimseyle paylaşmayan (benimle bile paylaşmazmış T.T),  sohbete daima “Ee, naptınız?” diye giren, “Ehe” ile gülen, pastayı ve tabi ki de beni çoooooook seven (😎 ), Adana’nın soğuk olmasından şikayetçi Adanalı Eskimo Khyroin’in doğum günüüü…

Sevgili Khyroin’im doğum günün kutlu mutlu olsun, yeni yaşında sağlıklı, huzurlu, sevdiklerinle çook süper güzel günler dinlerim 

Bu cipslerde tabi ki de sadece ve sadece sanaaa❤❤❤

Buraya kadar yazımı okuyup bana dayandığınız için teşekkürler😀

Güncelde emeği geçen hepimizin eline koluna yüreğine sağlık

BÖLÜMLER;

Revival Man Bölüm 9-10-11-12
Çevirmen:TheBaykuş Editör:Hayal

Trump Bölüm 28
Çevirmen:Sawako Editör:Hayal Temizleme:Lazeran

Kakukaku Shikajika Bölüm 5
Çevirmen:Cain Editör:İzerus

Green WorldZ Bölüm 27
Çevirmen:KomFlag Editör:Blackie

Blue Giant Bölüm 9
Çevirmen: Zakkyliar Temizleme: Ageanas Editör: Eva

Çizuru’nun Çizurusal Doğum Günü

ci2.jpg   ci3.jpg

~Chizuru

Zamanında adonis ile kim olaki bunlar bu seride benim gözüm vardı diye tanıdığım, sonrasında bana tatlı bir teklif yapıp adonis’i benle paylaşmayı kabul eden grubumuzun tatlı üyesi chizuru doğum günün kutlu olsun yeni yaşın bol kahkahalı olur inşallah iyi ki doğdun🙂 ~Tigergirl

Doğum günün kutlu olsun ~Artist

Peşpeşe gelen doğum günlerinin 3.sü Minik Chizuru’nun doğum günü gelmiş 😳 Imouto-chann 😍😍 Doğum günün kutlu olsun. İyi ki doğdun. Yeni yaşın sana mutluluk, huzur, başarı ve bol bol sevgi getirir inşallah 😊 Mellorine mellorine~~~~ 😍😍😍😍 Şunu da ekleyeyim şuraya😉

Nice Mavili ve bol mangalı senelere canım😊 Kutlamayı görünce şaşıran minik Çizuru 😳

Sanji’de sana kendi elleriyle pasta hazırlamış 😳 Sürprizzz 🎉🎉🎉🎉

Tekrar nice senelere minik Çi-chan ❤️❤️ ~Mayu

Nice mutlu yıllara iyi ki doğdun ~Eva

Çizurruuuuu doğum günün kutlu olsun. Yeni yaşında umarım aradığın sadrettini bulursun, nice mutlu senelere :smiley: ~Hiro

Günlerden bir gün baykuş mavi mangada gene artistlik yapıyormuş,

The Baykuş:

-Öhöm öhöm, sayın yolcularımız mavi mangadaki en hızlı çevirmen The Bayku… bayk… ba… ağğğğğğğğğğ.

Zzzt ztttt ztttt

Uzun bir aradan sonra gözlerini açan Baykuş:

-Öhö öhö neredeyim, burası da neresi? Siz kimsiniz? Tam da artistliğin en güzel yerindeydim be!

Diye sitem etmiş.

  Karşısında hayalet gibi giyinmiş bir kişi varmış ve demişki:

-Bizler Chi’nin hayalet tarikatıyız. Chi son zamanlardaki çeviri hızından şikayetçi o yüzden yavaşla leyn.

 Tabii baykuş şok, hemen demiş ki:

– ya zaten ben yavaş gidiyordum. Ne demek hızlıyım? Sadece üç günde 235 sayfa yaptım.

Bunu duyan Hayalet Tarikatı Üyesi delirmiş, vurmuş bir Fransız tokadı, almış götürmüş onu Kraliçe çiziru’nun oğlu sadrettin’in kızı’nın yedinci ve en küçük ama küçük olmasına rağmen 20’lik çıtır gibi gözüken Chizurunun yanına.

Chizuru:

– oooo, Kimleri görüyorum. Baykuş bey mi bunlar?

Baykuş, tırsak ama bir o kadar da emin bir şekilde:

– Chiiiii!!!! Bu… bunlar da ne? Burası neresi!?

Chizu:

– Şimdi, nerede olduğumuz veya buranın ne olduğu önemli değil. Önemli olan şey Baykuş bundan önce yazdığım günceldeki bebek işe yaramadı. Saçından tüy eksik, o yüzden ver.

Baykuş şok olmuştu. Kendisine orada istediğini yapabilecek olmasına rağmen saç telini istemesi ve istemesi hani, zorla alabilir yahu. Ah pardon, bu hikaye olmalı anlatan kişi bunları diyemez :/… O zaman…. Zorla alabilecek olmasına rağmen, saç telini istemesine şaşırmıştı. Baykuş bağırdı:

– AAAAAAAAAAAAAĞĞĞĞĞĞĞHHHH!!

 Tuttu bir tarikat üyesini fırlattı ve bağırdı:

– Heeeeeeeeeeyyyt! Nerede leyn benim tarikatım.

İçeriye baykuşlar akın etmeye başladı, gözleri karanlıkta parlayan koyu kırmızı bir renk kadar korkutucu olan baykuşlar, The Baykuşu kaçırıp, evine geri götürmeye başladı.

 Chizu her şeyi şaşkınlıkla izlerken, son anda bir şeyi fark etti. Bir saç teli. Chi’nin kedi tarikat üyelerinin hepsinin saçları sarıydı, yani kendi tarikatından olamazdı. İçeri girenler ise Saf Baykuşlardı, yani mantıken tüy olması gerekirdi. O zaman bu siyah saç…

Chi önce derin bir nefes aldı ve korkutucu bir kahkaha attı:

– Hıhahahhahahaha, Hıhahahahhahahahahahah!!

Chi tamamen mutlu bir şekilde:

– sonunda bebeğim ile senin saç telini bağlayıp seni kontrol edebileceğim!! Sonunda çevirilerin yavaşlayacak!! Hahahahhahaha!!

Bu sırada The Baykuş, baykuş gözlerini aktif etmiş bir şekilde bunların hepsini izledi ve dedi ki:

– Aha şimdi yandık…

                                                                 Son

Evet, hikaye mi yazdım ben şimdi? Yazdım mı? Bilmiyorum açıkçası😀 peki ben bunu nasıl yazdım? Neden yazdım? Bunları söylemeye, açıklamaya gerek yok belli konular. Bugün Chi’nin doğum günü. Biz de hemen atladık tabii (with sanji style)

Şimdi Chi, biliyorum ki bu hikayede olanlar yaşanamaz. Neden mi? Çünkü tarikatın beni kaçıramaz :P  olup kaçırırsa da kafama bone geçirecem, hihihihiih. Ah, evet evet unutmadan.

  Doğum günün kutlu olsun^^ Yeni yılın bol sanjili, şu örnek bir A’daki gibi (alttaki yani :P)

sonra da belki senle alacağımız serinin çevirisine başlarım😀 tabii sınavlardan sonra J  şimdilik umuyorum ki yeni hayatın harika, güzel ve sanjili geçer😀 Nice senelere. ~ ~The Baykuş

Tehlike çanları çalıyordu dan dan dan… Çünkü ~:ghost:‘ler Örgüt~ünde bir hırsızlık meydana gelmişti… Çalınan şey pek kıymetli bir yiyecekti… Efsaneye göre sadece yılda bir kez o da Aralık’ın 2’sinde örgütün çatı katındaki Casper’ın bir türlü sığamadığı o bacadan tüm yıldızların yanyana sıralandığı o anda gökyüzünden iniyordu… Söylediklerine göre o yiyeceğin içi bol krema ile doluymuş üst tarafı ise ••••• henüz kimse görmemiş çünkü onu gören :ghost: eğer o yiyecek ile taşıdıkları beyazlık dengesi tutmazsa saydam bedeni görünür olurmuş ve :ghost: gezegeninden sürgün edilirmiş… Gelgelelim şimdiye… Tüm :ghost:‘ler bir olmuş, köşe buca her yeri didik didik ağrıyorlarmış ama yok ••••• :ghost: örgütünün başkanı Chizuru o yiyeceği bulmak uğruna saydam kalbindeki saydam liderliği ile öne atılmış ve beyazlığından vazgeçmek karşılığında 《Kutsal Sunak》a gitmiş…
 
 
 
“Eyy, üstümdeki beyazlık adına bana o yiyeceğin nerede olduğunu söyle, söyle ki örgütüm tehlikeye girmesin, girmesin ki varlığımız bu topraklardan bir kez daha silinmesin…” Daha önce kimsenin görmediği yüzünü üstündeki beyaz çarşafı çıkararak göstermiş… Kutsal Sunak çarşafındaki beyazlığı içine yutarken Chizuru’nun çarşafı ile zıtlık oluşturan o güzel, dümdüz siyah saçları belirginleşmeye başlamış… Bu güzelliğini sadece bir kişi izliyormuş o da yiyeceği çalan, :ghost: örgütünün en yeni üyesi, haylaz Eco imiş… Kutsal Sunak Eco’yu belirtmiş Chizuru’nun karşısında… Chizuru: “Neden bize ihanet ettin?” diyor Eco ise “Çok güzelsin” diyormuş. Böyle bir güzelliğin :ghost: Örgütünden mahrum kalıcağını düşünen Eco hemen yiyeceğin bulunduğu paketi açmış ve ortaya, gözleri ışıl ışıl parlatacak bir pasta çıkıvermiş. Chizuru’nun saydamlığı daha da belirginleşmeden Eco pastayı Chizuru’nun yemesini istemiş. Güzel pasta karşısında daha fazla kendini tutamayan Chizuru parmağı ile kremasından almış ve o da ne •••• Pasta ile Chizuru’nun beyazlık dengesi tutmuş ve Chizuru’nun saydamlığı geri gelmeye başlamış. Bu duruma ikisi de sevinmiş ve Eco: “Bu gösteriyor ki; Bugün senin doğum günün, bu pastayı hak ettin, güzelliğin tekrardan görünmez olacak olsa bile bizimle olduğun için çok mutluyum, doğum günün kutlu olsun sevgili :ghost: liderimiz”… Chizuruuuu’m, sevimli hayaletim, keşke seni İzmirde olduğun sırada tanısaydım da bir sürü buluşmalar yapaydık konaklarda, alsancaklarda :flushed::flushed: Doğum günün kutlu olsun, huzurlu, sağlık, mutlu, sevdiklerinle ve bizimle birlikte nice seneler dilerim :kissing_heart::kissing_heart: Umarim aradığın kediyi de bulursun canım :heart_eyes::heart_eyes:

~TheDirectEco

chi-1chi-3

chi-4

chi-5

Bu da benden mangaydı😛 Beni sopalayanın kim olduğuna karar veremedim😀 O yüzden Hayal gücüne kalmış:D İyiki doğdun, mutlu, huzurlu, mavili, mangalı bir yıl geçirmen dileğiyle😀 ~Hayal

Haylaz mı haylaz, sevimli mi sevimli, pıtırcık mı pıtırcık, güzeller güzeli Chizuru’m… yıllarca seninle ne kadar yakınlarda dolanırmışız da haberimiz olmamış. Rosam sağolsun seninle kuzen olduğumuzu keşfetti de bizde bir buluşma ayarlayalım dedik değil mi😉 ilk mavi manga buluşmamı seninle yaptım. Geçirdiğimiz o birkaç saat o kadar keyifliydi ki vaktin nasıl geçtiğini anlayamadım bile. Ya buluşmada fotoğraf çekinmeyi unutup sonrasında yolda ilkokul çocukları gibi çekindiğimiz o kare😀 aahahha baktıkça hala gülüyorum😀 ilk göz ağrım benim, tatlı haylazım yüzündeki o neşen hiç solmasın canım, her geçen gün bir öncekinden daha da mutlu ol emi : ) içindeki o çocuğu gösterebilen nadir kişilerdensin işte bu yüzden hep sıcak hep en yakınsın… Seni çok seviyorum Chizuru’m, iyi ki doğdun, iyi ki varsın… Doğum günün kutlu olsun, nice mutlu yıllara : )     ~FUMİ

Onu ilk karşımda gördüğümde yalnızca selam verdik birbirimize. Oturduk birbirimizden uzak köşelere, konuştukça o bahsettikçe kendinden bağladı hemen kendine. Sonra muhabbet fırsatı geçti elimize anladık ki pek çok ortak şey varmış sevdiğimiz. Biricik kızım Hayal ile şu hayatta bir başımıza kalınca (hayırsız babasından yeni boşandığımda) destek oldu bize. Açtı sevgi dolu kalbini, hiç ayırt etmedi yaptığım yemekleri. Cebi kadar gönlü de bonkördü, kaçınmadı kızımızın eğitim masraflarından hiç. Ve billur gibi sesiyle özel serenatlar yaptı o romantik İstanbul sokaklarında. Üşüdüğümde omzuma atacağım bir hırkası oldu hep yanında, benim için getirdiği. Ve kedileri de çok sever aynı benim gibi. İlerde alırsak bir kedi olsun isterim adı Şerafettin, o istiyor Sadrettin. Olmadı iki tane alırız deyip kapatalım bu mevzuyu şimdilik. İşte böyle biri benim biricik sevdiceğim. Güzel bir kalbe sahip güzel bir insan. Kalbimin hırsızı, evimin direği, kızımın sevgili babası o. Bugün de doğum günü onun, bizimle paylaştığın o sıcacık güzel kalbin için teşekkür ederim Muharremim, umarım biz de seni mutlu edebilmişizdir bu kısa ama birlikte geçirdiğimiz güzel zamanlarda. İyi ki doğdun Muharremim, bil ki sevi çok seviyor bu sevdiceğin. Dopdolu uzun yıllarımıza… ~ Farrelleda

Chi_dogum_6a.jpg

 

Sumire Karalamaları: Seviyorum Uleyn Güncelimsisi


Yukarıdaki gif benden tüm vefalı okuyucularımıza gelsin. Gerçi benden kalp almak sizi ne kadar mutlu eder, bilemem ama😀 Hepinizi çok seviyorum! Bu nereden çıktı demeyin. Sevdiğimi saklamayı sevmem ve hatta anlamsız bulurum. Çünkü söylediğinde sana hiçbir zararı dokunmayacağı gibi söylemezsen ve bir gün söyleyemeyecek hale gelirsen pişmanlık duyarsın sadece. Yarın başımıza ne geleceğini ise hiç kimse bilemez. Daha dün uğraştığım, takıldığım, laf atmasını sevdiğim TT3D’nin bugün yoğun bakımda olması gibi. İyi ki diyorum, iyi ki ona da söylemişim sevdiğimi (her ne kadar bana inanmasa da). Şu an kendisinden haber bile alamıyoruz diyebilirim. Ama kendisi için bu durumu taşıması yeterince zorken fırsatını buldukça bize haber vermeye çalışan kız arkadaşı var ki, onu da seviyorum! Şimdi yanında olup ona destek olabilmeyi ne çok isterdim. Oysa elimden gelen tek şey dua etmek. Ama benim gibi kötü birinin duaları ne kadar kabul olur, bilemem. Belki bunları okuyan vefalı, kalbi güzel insanlar dua eder de TT3D’yi birlikte döveriz iyileşince :’)
Buradaki herkesi birbirinden çok seviyorum! Benim 2. ailem dediğim insanlar. Hepsine tek tek seni seviyorum demek istedim ama sizi de sıkmak istemiyorum. O yüzden bu arada atladığım bir kısım olacak. Okumak isteyenler için ayrı bir yerde yazacağım🙂
Sanırım sadece okumayı sevenler bakacak🙂 Ben de okumayı çok severim. Ne bulursam okurum. Yakın zamana kadar okuyuculardan gelen tüm yorumları da okuyup takip ediyordum. Peki yakın zamanda ne oldu da artık okuyamıyorum? Çok şey efendim, çok şey… Bir önceki güncelimde birazcık bahsetmiştim, gelmeyen serilerimin sorumlusu benim. Başıma çok şey geldi. Tam toparlamaya başladım derken okulların açılmasıyla staja başladım. Ve şansa bak ki ilk staj yerim acildi. Acil! Ben bu dünyada görüp görebileceğiniz en yavaş insanlardan biriyim. Doğuştan yavaşım, yavaşlık kanımda var ya! Sakinliğimi bozamam. Doğarken bile yavaş doğmuş insanım. 10 aylık doğmuşum ben, 10! (Aslında sadece 1 hafta geç doğmuşum ama annem abartmaya bayılır, napalım😀 ) 1,5 yaşında yürümüşüm. Anlayacağınız yavaşlık benim hayat tarzım 😎 Ve acil!

Hızlı olmam gereken ve cidden yorucu olan bir bölüm. Ha bir de şunu belirteyim, 7 stajyer olarak çalıştığımız yerde yalnızca 2 sandalye var ve 4 kişi oturuyoruz. Dahası öğlen arası yemeğe gidip de döndüğümüzde sandalyelerden biri yenmiş olurdu. Kimin yediğini hala bulamadım 😋 Neyse efendim, sabah 8-akşam 5 acilde çalıştıktan sonra 1 saat yol çekip de eve varınca yemekten sonra bir ağırlık çöküyordu ki üstüme, sormayın gitsin. Her gün gözlerim kapanmasın da çeviri yapayım diye savaş verdim ama nafile. Bu arada başıma bir felaket daha geldi. Telefonum kapandı ve açılmadı 😢 Bu mümkün olamazdı. Hayatında 5 liraya aldığı kulaklığı bile 4 sene bozmadan kullanmış bir insanım ben (Arkadaşım kaybetmeseydi hala onu kullanıyor olurdum muhtemelen). Telimi bozmuş olamazdım 😱 Ama ama… Telefoncu demez mi işlemcisi yanmış 😱😱 Ama ama… Ben bir şey yapmamıştım ki 😭 Cidden bir şey yapmamışım, attıkları mesaja göre bu türün genel sorunuymuş😦 Yani 1 aydan fazladır telefonsuzum😦 Telefonum varken uygulama sayesinde rahat rahat takip ettiğim yorumlarınızı artık edemiyorum. Evde pc’ye geçince sadece discord grubumuzun geçmişini okumak bile fazlasıyla vaktimi alıyor. Mesajları okuyamadığım gibi pek çok doğum günü mesajımı da yazamadım. Hepsinden ayrı ayrı özür diliyor ve geçmiş doğum günlerini kutluyorum. İyi ki doğmuşlar, iyi ki varlar. Bugünkü ve bundan sonrakileri de şimdiden kutluyorum, yazamama ihtimalim çok yüksek çünkü 😅 Ha, mesajları okumayı da çok özledim. Özellikle Hikari’yi :)) Seni de seviyorum Hikari! Telim gelsin, okuyacağım tekrar her şeyi.

6 hafta acil stajını böyle tamamladıktan sonra yeni yerimde rahattım. Günde 30-40 hastaya bakmama rağmen yorulmuyordum. Ama bir şeyler eksikti. İçimden çeviri yapmak gelmiyordu ve discord geçmişini de okuyunca çeviriye çok vakit kalmıyordu. Derken centilmen ve bir o kadar kibar ve düşünceli olan Baykuş’un “Seni gaza getirecekse gel challenge yapalım Sumi-chan.” demesiyle challengea giriştik 2 kişi. Çok da güzel gaza gelmiştim ki ne zaman çeviri yapmaya niyetlensem olduğu gibi işler çıktı başıma. Evden çıkmayan ben, 1,5 haftanın 4 günü dışarıdaydım, stajı saymıyorum bile. Dolayısıyla o da yalan oldu. Yine de az biraz bölüm çıkarmayı başardım, Baykuş’un sayesinde 😳 Teşekkürlerimi iletmezsem olmaz. Seni de seviyorum Baykuş 💙
Bu günceli yazmayı aklıma sokan VforVandetta🙂 Aslında bu güncelde tamamen seni ifşa edecektim ama baktım ki senin hakkında hiçbir şey bilmiyorum🙂 Evet efendim, kendisi gizemli mi gizemli, adını, yaşını vermeyen bir okuyucumuz. Sadece anne kızlık soyadını biliyoruz 😂 Ve hakkında hiçbir şey bilmesek de, gizem tutkun ve hoş sohbetin için seni de seviyorum!

Hadi herkese afiyet olsun, bölümleri sindire sindire okuyun anacım, yapacak vaktim yok, ona göre :))

Haikyo Shoujo Bölüm 4 ~Final
Çeviri : TheDirectEco Edit: Minel

Yuusen Shoujo – Plug-in Girl Bölüm 3.1 – 3.2
Çeviri : Baksi55  Temizleme:Evalyn  Edit: Minel

Akatsuki no Yona Bölüm 130-131
Çeviri: Sumire (130) Mayu (131) Edit: Blackie (130) Asmin (131)

Ake no Tobari Bölüm 36-37-38-38.5-39
 Çeviri: Mayu Edit: Eva

Anata ni Hana wo Sasagemashou Bölüm 16
Çeviri: Sumire  Temizleme: LuseR  Edit: Eva

Black Haze Bölüm 174-175-176-177-178-179-180-181-182-183-184-185-186-187-188
 Çeviri: Farrelleda Edit: Eva

Chunqing Yatou Huolala Bölüm 72-73
Çevirmen: Tigergirl Editör: Livanem

Hokuto no Ken Bölüm 132
Çeviri: Sumire  Temizleme:  Hayal Edit: Eva

Imawa no Kuni no Alice Bölüm 4-5a-5b-6a
Çeviri: The Baykuş Edit: Asmin

Kindan no Koi de Ikou Bölüm 11
Çeviri: Tigergirl  Temizleme: Minel Edit: Eva

Kongou Banchou Bölüm 3
Çeviri: Baksi55 Ç.Kontrol: Sumire Temizleme: Artist Edit: Eva

Kiwaguro no Brynhildr Bölüm 167-168-169-170
Çeviri: TheDirectEco    Edit: Ahmet_61

Siren’s Lament Bölüm 38.5
Çeviri: Zakkyliar  Edit: Livanem

Tate no Yuusha no Nariagari Bölüm 29
 Çeviri: Mayu Edit: Eva

BUGÜN GÜNLERDEN ROSAMARY

BUGÜN GÜNLERDEN ROSAMARY
Güllerin içinden canım, koşarak koşarak gel bana gel sözleri eşliğinde ( Rosa canım bunu benim söylediğimi hayal et😉 ) Sevgili Rosam , biricik lisanslı ilk Hayranım, hayali öğrencim, Başımın tacı, evimin her daim kapısı açık olan ( bu sene yine gel, çok güzel zamanlar geçirdim sayende) sesi kadar kalbi de yumuşacık olan güzeller güzeli Rosam, iyi ki doğdun, iyi ki seni tanıdım ve iyi ki varsın ve iyi ki bizimlesin. Biliyorum burada ilk kez doğum gününü kutluyoruz ve benden beklentin olduğunun da farkındayım. ( Bu beklentiler kalbimi GÜP GÜP attırmaya yetiyor da arttırıyor bile ) ama eminim ki Rosam ben ne yazsam dünyanın en mutlu insanı olur. Öyle de mütevazidir benim biricik öğrencim😀 Birinin beni bu kadar çok sevmesi ve her fırsatta dile getirmesi beni çok utandırmakta ve mutlu etmekte. Kız ben bunları hak edecek ne yaptım söyle bana😀 Sevgili Rosam, sen Rosamary olabilirsin ama sen benim biricik Rosam’sın her daim. Gruptaki diğer rakiplerinin ünvanı var ve benim yok diye üzülme. Senin zaten bir sürü Ünvanın var. Rosam, Tescilli hayran ve hayali öğrencim ve ayrıcalıklı olarak sevgili eşimle tanışan ilk ve tek kişisin.( sanırım bu hep senin ayrıcalığın olacak) Ve bu kadar duygusallık yeter diyorum ve sana aşağıda göreceğin kısa ama özel hikayemi paylaşıyorum. (üzgünüm şiir yazamam, benim öyle yeteneklerim hiç olmadı.) ve en yakın zamanda senin için senin uygun olduğun bir zaman da radyo yayını yapacağımı ve doğum günü hediyesi olarak sana güzel bir hediye göndereceğimi belirtiyorum😉 Ve sürprizlerim burada bitmedi diyerekten sözü hikayeme bırakıyorum.
ROSA’NIN DİLEĞİ
Sandalyesinde oturmuş güneşin batışını seyreden Rosa, o gün başından geçenleri düşündükçe gülümsemekten kendini alamadı. Hergün aynı rutin işlerin devamından sıkılan Rosa, bugün benim doğum günüm, geçen yıllardan farklı olmasını istiyorum diye düşünerek uyanmıştı. Ama ne yapabilirdi ki sevdikleri ondan çok uzaktaydı ve onları görmek istese bile bugün imkansızdı. Dün gece yatmadan önce dolunayı seyretmiş ve keşke masallar gerçek olsa diye iç geçirmişti. Uyumadan önce saat 12’yi vurmasını beklemiş, kendine hazırladığı küçük pastanın üzerine tek bir mum koymuş ve onu üflerken dileğini dilemişti. Sabah uyandığında her şeyin gerçekten değişeceğinden ve dileğinin gerçek olacağından habersizdi. Uyku mahmuru bir şekilde yatak odasından çıkan Rosa, bir şeylerin farklı olduğunu anladı. Evini çok iyi biliyordu ve şuan orada olmadığının farkındaydı ama neredeydi. Rüya mı görüyorum diye kendini cimdikledi ama rüya olduğunu düşünmeden duramıyordu. Sonunda pes edip ürkek bir şekilde evin içinde dolaşmaya başladı. Nerdeydi ve bu evde kimler yaşıyordu, gerçekten birileri yaşıyorsa tabi, diyerek etrafı kolaçan etti ve en sonunda mutfaktan gelen seslere doğru yönünü değiştirdi. Mutfağa yaklaştıkça seslerin tanıdık geldiğini fark etti ve kapıyı açtığında gözlerine inanamıyordu. Her daim hayalini kurduğu, Livanem, Eva, Psykhe ve muhteşem dördüzler Tigergirl, Mayu, Sumire ve Kouen ( evet onları da çok seviyordu, her ne kadar onları kızdırmaktan büyük zevk alsa da) mutfak masasının etrafında toplanmış kahve içiyorlar ve gülerek bir şeyler anlatıyorlardı. Kapının açılıp, Rosa’nın kapıda görünmesiyle hepsi “ Sonunda uyandın demek, bizi bu kadar çok bekletmemelisin küçük hanım” diyerek yanına geldiler. Dün gece dileğinin gerçek olduğundan hala endişe duyan Rosa soran gözlerle etrafına bakındıktan sonra, yutkunarak “ şey… ne diyeceğimi bilemiyorum. Yani siz nasıl olur ve burası neresi, anlayamıyorum. Bunlar bana hiç mantıklı gelmiyor. Yok olamaz kesin rüyadayım” diyerek heyecan içinde konuşmaya devam ederken bir şey dikkatini çekti. Hepsi ona anlamlı anlamlı bakıyorlardı, sanki olan bitenin hepsi farkındaymış gibi. Rosa “ Bu bir şaka olmalı yada rüya, öyle değil mi? Ama ne olursa olsun bu anı sonsuza dek yaşamak istiyorum.Bu anın gerçek olmasını istiyorum” diyerek endişelerini bir kenara koydu. Bu rüya da olsa onun dileğiydi ve o anı bütün güzelliğiyle yaşamaya değerdi. Ardından Livanem, Rosa’nın elini tutarak, “Bugün senin günün ve sana en güzel hediyeni vereceğiz” diyerek onun gözlerini bağladı ve onun, kendine ayak uydurması için koluna girdi. Hiç bitmeyen bir andan sonra bir kapıdan çıktıklarını, uzun bir yürüyüşe çıktıklarını ve sonunda dolambaçlı yollardan geçtiklerini hissederek bir kapıdan içeri girdiklerini fark etti. Kapı arkasından kapanınca, Livanem kolundan ayrılarak gözlerini açmasına yardım etti. Rosa gördükleri karşısında inanamıyordu. Bütün Mavimanga ailesi oradaydı. Zakky, Farrelleda, Hayal, Fumie, Eco, Hiro, Baykuş, Guiltyangel, Fuwa, Cain, Fri, Komflag, Artist, Blackie, Asmin, Yozora, Chizuru, Ageanas, Minel, Moon Shine, Lazeran, Luser, Sawako, Victorica, Baksi55, Ahmet, Mrv173 ve Perona. Gözleri mutluluktan dolan Rosa bir an için bundan daha mutlu olduğu bir an var mı diye düşündü, Yanında sevgili ailesi vardı, bundan daha büyük mutluluk olabilir mi diye düşünürken Livanem’in kendi elleriyle hazırladığı Doğum günü pastası mutluluğuna mutluluk katmıştı. Doğum günü pastasına bakarken o kadar fazla mum vardı ki neden bu kadar çok mum olduğunu soracakken Sumire bunu fark edip, “ Bu kadar mum olması Liv’in fikri, Çünkü hepimiz senin için bir dilek dileyeceğiz” diyerek, kendi mumunu dileğini diledikten sonra üfledi. Herkesin aynı ritüeli uygulamasını mutluluk ve dolan gözlerle seyreden Rosa,En son kendine sıra geldiğinde dileğini diledi.

Ve pastasız şarkısız doğum günü mü olurmuş, çok ayıp, olmaz tabi😉 Tekrardan Musmutlu yıllar Rosam..

Livanem

Doğum günün kutlu olsun nice senelere vişne aşığı insan😀 kimden bahsettiğim zaten aşikar ünlü mü ünlü editörümüz rosdan tabii ki😀 yeni yaşın umarım bol vişneli geçer üstüne vişne suyu döktüğüme göre zaten sanırım öyle geçecek😀 gerçi kazayla oldu üzüldüm😦 neyse seni çok seviyoruz ros nice mutlu-vişneli senelere😀 alttaki resimde mavi manga şirketi için tamamen😇 zaten evlenme teklifi de almıştın malum😃

https://encrypted-tbn1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTDfBPNDQWoO3XOOme-ubwleZIpya4i2FvRE-ejwYj-hUjGfo98S_zxEisevw

Tigergirl 

Resmilerin kaparsın,
Olsun demez hepsini alırsın
Stalkırlıktan bıkmazsın
Al hepsini emi Rosa

Marifetmiş gibi aldın hepsini
Aldın, sindirdin be beni
Resimlerim kalmadığında emi
Yine çalarım kapını alırım geri

Evet, Örnek bir A’dan gördüğün gibi Rosa. Ne stalker çıktın be😀. Şaka bir yana eğer ki gruptan biri resmini kaybederse, seni arayacaz sanırım 😈😈 Ah evet, Kredit kartı num. Ve TC kimlik no’mu da isterim. Sen verecen hepsini. İşini alasıyla yapıyorsun sonuçta, Stalkerların işi bu yani. En azından bunu yapmalısın……. ( ve noktalar devam etti)
Evet, gelelim doğum gününe. Kutladım mı ki, hihihi. Neyse, iyi ki doğdun. Nice senelere, yeni yılda otobüslerden çekmediğin (!) güzel mutlu ve bol fişneli yıllar dilerim^^ -The Baykuş

Doğum günün kutlu olsun -Artist

Evvet!!! Bugün kuzenimin, kitaparkadaşımın ve en sevimli mavi üyelerimizden Rosamary’nin doğum günü🙂 Rose değil, aman dikkat Rosamary olacak :kissing_closed_eyes::kissing_closed_eyes::kissing_closed_eyes::kissing_closed_eyes:Aslında yazacak söyleyecek o kadar çok şeyim var ki…Ama zamanım yok :stuck_out_tongue_winking_eye::stuck_out_tongue_winking_eye:
Bütün iyi ve güzel şeylerin kafana üşüşmesini, sen kaçsan da tüm güzelliklerin seni kovalamasını dilerim…:relaxed::relaxed:
Hayatta her şey gönlünce olsun ve hep gül.Gülünce çok daha güzelsin ^^ Sumire de gülünce çok tatlı ^^  araya kaynasın şöyle :relaxed:
Seninle tanışma maceramı düşününce ve zamanın hızla akıp eçmesini..Kitap sohbetlerimizi…Hepsi çok kıymetli…Dilerim nice mavili-morlu-vişneli-kitaplı yıllar geçiririz hep beraber.:relaxed::relaxed:
Şu kirazdan hallice vişneli amatör pasta gifimi de bırakayım   ~Minel

Evet gene tüm arkadaşlarım harika yazılar yazarken ben ıııı ımmmlayarak bakakaldım ekrana hayır şimdi güzel bir yazı yazmazsam eldeki resimlerim ve bilgilerim tehlikede olacak mı korkusu olmasa^^’ şaka bir yana evet eski yaşında ne kadar uğraştı isem ve yaptığım tüm takılmalarıma rağmen of demeyen biricik sabırlı Rosamary yeni yaşında elimden geleni arkama bırakmayarak gene tüm sene üstüne üstüne geleceğim yeni yaşının tadını çıkaramayacaksın😈 bana rağmen yeni yaşın tüm sevdiklerinle sağlık ve mutlulukla yaşaman dileği ile nice mutlu yıllara iyi ki doğdun. ~ Eva

Kouhai-chan’ım bugün dünyaya gelmiş 🤗🤗😍😍 Biricik Onee-saman diyor ki; Doğum günün kutlu olsun Kouhai-chan’ım, güzellikler hep seni bulsun. Yeni yaşında her şey istediğin gibi olur inşallah. İyi ki doğdun, iyi ki varsın. Yeni yaşın sana huzur, başarı ve sağlık getirsin 😊 Onee-samam diye kapımda biten, sevimlilikler yapan, ama aslında Farrelleda’nın deyimiyle cadı olan (😈) biricik Rosemary (hahaha tamam tamam) Rosamary 😇 nice doğum günlerini hep beraber kutlarız inşallah canım 😘 Nice Mavili ve bol mangalı senelere 😘😘 Sana özel 😍😍

Bu da benden ufak bir hediye 😝

Renksiz ortamları moruyla renklendiren
Odur sürekli Onee-samam diyen
Sırıtışı hiç eksik olmayan
Ağına düşeni rahat bırakmayan
Miseinen Miseinen diye peşimde dolaşan
Aralık’ta doğmuş Rosamary’dir o
Rol yapar arada ortalığı karıştırır
Yalnız sevimlilikleri de hiç eksik olmaz böyle biridir işte o

Mayu gider

~Mayu

11-1

12

Ve işte o Gizli şarkının sözleri İyi ki doğdun Rosa, İyi ki doğdun Rosaaa Stalkerların kraliçesiiii iyiki doğdun rosaaa. Fazla meraklanmaaa, duyamazsın sonra… Vişnelerin küçük perisi iyi ki doğdun Rosaa ~ Bugün ben daha maviye gelmeden önce bilgilerime ulaşmış meraklı mı meraklı, tatlı mı tatlı, minnoş arkadaşımın doğum günü. Cidden İyi ki doğmuşsun Rosa’cım, yeni yaşın sana mutluluk, huzur, sağlık ve güzel olan her şeyi getirsin. Ben bu sene de grubumuza neşe katmaya ve buluşmalarda bol bol vişne suyu içmeye devam et canım. Nice senelere ^^ (Not: Şarkının sözleri beklediğim kadar kötü olmadı ya sevindim^^)

                                                                                                                                  ~Chizuru

001

002

003

Ehehehe benden de bu çıktı Rosa-sensei-senpai-san’ım😀 Biraz aceleye getirmek zorunda kaldım ama olsundu🙂 Valla bir başlasam konuşmaya aslında işin içinden çıkamam, saatlerce konuşmalarımız, ilk geldiğimde beni arkaya atmaların😛 bütün saçmalıklarımı anlattım nerdeyse o ara😀 şu yaz tatilinden sonra eskisi kadar çok konuşamıyoruz onu fark ettim şu an (ağlayan emoji) Neyse şimdi sayamadığıım bir sürü bir sürü anımız var😀 hatta ilk konuşmamız da yorumlarda ben senin doğum gününü kutladığımda olmuştu aşağıya bırakıyorum😀 okuyunca dedim ki belliymiş o zamandan böyle olacağımız😀 Tekrardan iyi ki doğdun beni edite başlatan Rosa-sensei’m, bana hayattan tavsiyeler veren ablalık eden Rosa-senpai’m ve her daim beraber olacağım Rosa-san’ım😀 Mutlu,huzurlu, sevinçli, vişneli (böyle ekşi,ekşi) bir sene geçirmen dileğiyle😀 İlk konuşmalarımız;

aaabbb

Şiir yazmadan geçeceğimi sanmadın heralde Baho yazdıysa ne olmuş peh😛 Şiire yardımları için Eco-sa’ da teşekkürlerimi sunarım😀

Rengarek kıyafetler içinde
O zaman gördüm bir kere
Simsiyah saçları ile
Alıp götürmeye kalktı kalbimi
Maalesef ki o kalp yerinde yoktu
Almıştı Farrelleda adındaki yolcu
Resimler onun galerisinde saklı
Yılmaz bir stalkercı

                                                                                            ~Hayal

Evet, bugün cadımızın Doğum günü. Ne yazsam diye çok düşündüm. İnsan sevdiklerine ne yazsa beğenemiyor sanırım. Nasıl anlatsam şimdi size Rosamary’i. Beni her daim mutlu eden biri o. Öyle tepkileri ve teorileri vardır ki birden kahkahaya boğar sizi. Bir taraftan da ecel terleri dökmemize sebep olur o tatlımı tatlı sessizce dürtmeleriyle. Sakin görünür ama bilseniz içinde ne fırtınalar kopar. Yeri gelince öyle sevimli ve tatlı dillidir ki bir lafıyla kalbinizi çalar. Hele vişne aşkını görseniz. Vişne ile buluştuğu anda gözlerinde bir parıltı belirir. Ve acayip cadıdır. Öyle sevimlisinden değil tabii tam cadı olanından. Ve benim ilk göz ağrım ilk editör yoldaşımdır. Konuşmasıyla kendine bağlar sizi. Daha be olduğunu anlamadan dökülürsünüz en gizli sırlarınızı. Yerin ben de çok ayrıdır be cadı. Gerçi bunları burada yazmak da biraz utandırıcı sanki. Rosa cadısı, iyi ki mavi mangaya geldim ve iyi ki seninle tanıştım. Hayatımdaki çok güzel renklerden birisin. İyi ki buradasın bizimlesin. Ve iyi ki doğdun :blue_heart::blue_heart: Hep mutlu olursun inşallah ve hayallerine kavuşursun. Birlikte nice güzel yıllarımıza…. ~Farrelleda

Güzeller güzeli, dünyalar tatlısı, hanım hanımcık, sessiz sakin bir tanecik Rosam… Mavi Manga’da senin gibi bir tane daha yok. O prenses kişiliğin yok mu…? Tamam, Rosam tamam kızma uyandım : ) Bir an rüyalara dalmışım : D Mavi Manga’nın ilk buluşmasını Rosam’la yapacaktık ama gelin görün ki talihsizlikler bırakmadı bizi ve kavuşamadık : ( Gerçi buluşacağımıza karar verdikten sonrası bir geleneksel anı gününde duyduğum Rosa maceralarından sonra hafiften tırsmadım değil : D Bu anılar her anı gecesinde şiddeti artarak korku filmine dönüşmeye başlayınca belki de buluşmamak en hayırlısı oldu diye de geçirmedim değil içimden : P İşte dinlediğim tüm bu anılardan sonra geç de olsa anladım ki Rosam prenses değil cadılar kraliçesiymiş : D

Ama 12 Kasım günü gördüm ya Rosam’ı işte o zaman dedim ki Fumi bu kadar tatlı ve nazik bir kız nasıl cadılar kraliçesi olur? Cadı olur olmasına belki ama en güzel, en tatlı cadı olur. Sadece sevilir. Hem de çooooooooooooooookkkk sevilir : D Benim vişneli turtam canım Rosam iyi ki doğdun canımmm, iyi ki varsın : ) o güzel yüzünden gülücükler hiç mi hiç eksik olmasın ve her geçen gün daha da büyüsün büyüsün kocaman olsun : )  doğum günün kutlu olsun güzellik…  ~FUMİ

Sürprizzzzz :D Fumi’den The Baykuş’a Sevgilerle…

Prenseslerinin bir anda ortadan kaybolması kuzey krallığında derin bir yasa neden olmuştu. Hüzün çöktükçe çökmüştü krallığın üstüne. Ta ki bir kış günü gökyüzünden toprağa düşen ilk kar tanesiyle krallık aydınlanana kadar. Krallık aydınlanmış tabii çünkü kuzey krallığı olmasına rağmen yıllardır hiçbir kar tanesi düşmemiş bu topraklara.. Bundan sonraki her yıl bugünü kar festivali olarak kutlamaya başlamışlar. Krallık bereketlenmiş ve gün geçtikçe güçlenmiş.

Her yıl olduğu gibi o yılda gece yarısı olacak festival için hazırlıklar başlamış krallıkta. Çocuklar ortalıkta koşturuyor, büyükler gece gökyüzüne bırakılacak dilek fenerlerini hazırlıyor veeeee ziyafet için durmaksızın çalışıyorlarmış. Etrafında neler olduğundan habersiz bir gezginde koca kapılı handan içeri girmiş ve yiyecek bir şeyler söylemek için hancıya seslenmiş. “masayı donat hancı!” bu sözün üzerine hancı gezgine “üzgünüm yabancı ama bugün festival günü olduğu için handa yiyecek hiçbir şey yapılmadı ama dilersen akşam festivaldeki ziyafete katıl!” demiş. “Akşam ki ziyafeti bekleyemeyecek kadar açım, başka bir yere gideyim en iyisi.” diyen gezgin tam kalkacakken, “bu tatlı çöreklerden alabilirsin istersen, en azından akşama kadar seni idare eder.” demiş bir kız. Gerçekten çok aç olan gezgin kızın teklifini geri çevirememiş ve tatlı çörekleri kabul etmiş. “Nerden geliyorsun?” diye sormuş kız, “batıdan geliyorum.” diye cevaplamış gezgin. “Buralarda ne işin var peki yabancı?” demiş kız, “neden bu kadar merak ettin, kimseye zararım olmaz!” diye terslemiş gezgin. Bu cevap üzerine sinirlenen kız, “baba! Ben hazırlıklara yardıma gidiyorum” demiş ve bir hışımla handan çıkmış.

Bu sıralarda doğu krallığının ordusu kuzey krallığının kör sınırına dayanmış. Öfkeli olan ordu yerinde duramıyor bir an önce kuzey krallığına saldırmak istiyormuş. Atlar bile huzursuzlanmış bu öfkeden yerlerinde duramıyormuş. İçlerinden biri sınırı geçmiş “ daha ne kadar bekleyeceğiz!” diyerek. Ardından doğu krallığının komutanı hiddetle bağırmış “geri dön hemen, daha vakit gelmedi”. “komutanım, o ne olduğu belli olmayan adama neden bu kadar güveniyorsunuz?” demiş asker. Bunun üzerine komutan “onun hakkında bir şey bilmediğin belli asker. O gölge krallığından!” demiş. Bunu duyan asker irkilmiş ve sınırdan geri çekilmiş. Gölge krallığı aydınlığı karanlığa çevirebilen üst düzey casusların yetiştirildiği krallıkmış. Kimliklerini gizli tutar, tıpkı isimleri gibi gölge olurlarmış..

Hancının kızı gezginin o umarsız ve kaba tavrına olan sinirini dindiremiyor ve kendini amaçsızca oradan oraya koştururken buluyormuş. Sonra “yeterrrr!” diye sesli söylenince, “ne kadar da öfkeli bir kızsın sen!” demiş yanında biten gezgin alaycı bir ses tonuyla. Bu tavır üzerine daha da sinirlenen kız “sen kendini ne sanıyorsun yabancı, en mutlu günümüze gölge gibi düştün.” demiş kız biraz yüksek sesle. “Gölge mi? Sevdim bak, bana yakışır doğrusu” demiş yine alaycı bir tavırla gezgin. “Sen yoluna gitsene ne işin var buralarda” diye bağırmış kız. “Bak yine meraklı bir soru. Korkma size bir zararım dokunmayacak” demiş gezgin bu sefer umarsız bir tavırla. “Sen gitmesen ben gidiyorum” demiş kız ve çekip başka tarafa doğru gitmiş.

Festival başlamış tüm gösterişiyle. Her şey mükemmel ve kusursuzmuş. Gece yarısı toprağa düşecek olan ilk kar tanesini izlemeden önceki kutlamalar adeta göz kamaştırıyormuş. Gezginin gözleri sürekli kızın üstünde, kızın gözleri de gezgindeymiş. Ziyafet sonrası müzikler çalınmaya başlamış ve bir ateşin etrafında kızlar erkekler toplanmış. Tam bu esnada gezgini gözünden kaçıran kız öfkeli olduğu adamı arar olmuş. Tam umutsuzluğa kapılacakken gezgin “dans edelim mi?” diye fısıldamış. İstekli olduğunu belli etmek istemeyen kız kabul etmeyecek olduğunu gösteren bir tavır yapsa da gezgin oralı olmamış ve kızın elini tutup ateşin başında dansa başlamış. Herkes çok mutluymuş. Surat asan kız da bu mutluluğa kaptırıp kendini gülümsemeye başlamış. Gezginle dans ediyor ama tek kelime dahi etmiyormuş. Çünkü gün boyu olan tüm konuşmaları tamamen inatlaşma üzerineymiş ve şu anın büyüsünü bozmak istemiyormuş.

Zaman hızla akmış tüm bu mutlulukla ve kar tanesinin düşeceği vakit yaklaşmış. Herkes dilek fenerlerini almış eline ve beklemeye başlamış. Kız gezgine de bir tane vermiş. Hem de kendi hazırladığı dilek fenerini. “Napıcam bunu ben?” diye sormuş acemice gezgin, kıza. Gülmüş kız ve “gönlünden geçen dileği dileyip feneri gökyüzüne bırakacaksın” demiş. “dilek mi?” diye fısıldayıp derin düşüncelere dalmış gezgin.

Gözlerini kapayıp dilek fenerini gökyüzüne bırakan kız “dileğini tuttun mu?” diye neşeyle yanına döndüğünde gezgini görememiş. Nerede acaba diye etrafına bakınmış ama bulamamış. “Biraz bekliyim gelir herhalde” demiş ama gezgin gelmemiş. Geri sayım başlamış. Herkes nefesini tutmuş. Bekledikleri an gelmiş. Herkesin kalbi heyecandan deli gibi atıyormuş.

“Demek geldin gölge” demiş sert bir sesle komutan. “Bizde bir aksilik oldu diye saldırıya hazırlanıyorduk” diye sözlerine devam etmiş. Artık yıllardır sahip olmak istediğimiz parşömen bizim elimizde. Kuzey krallığının prensesine kör kütük aşık olan aptal kralımız atalarımıza ait olan parşömeni hiç düşünmeden kuzey krallığının prensesine vermiş. Ülkesinin refahını düşünen prenses bize hiç acımadan parşömeni, bizim en kıymetli hazinemizi kendi krallığına bırakmış. Yıllardır kar yağmaz oldu ülkemize. Kar yağmadığı için mevsimler şaştı, bereketsiz kurak bir krallık olduk. Gün geçtikçe zayıf düşüyoruz…” diye anlatırken gölge sözünü kesmiş. “ yaptığım işin arkasını sorgulamam ama bu parşömenin aslında kuzey krallığına ait olduğunu ve kuzey krallığı prensesinin kendine aşık olan kralınızın teklifini parşömeni geri alma şartıyla kabul ettiğini biliyorum. Çünkü kuzey krallığına bu parşömeni prensesten alıp getiren gölge krallığı. Ama dediğim gibi benim için bunun bi önemi yok, sadece adıma yakışanı yapıyorum hepsi bu” demiş gezgin ve sınırı geçip elindeki parşömeni komutana vermiş. 

Nefeslerini tutup karın düşmesini bekleyen halk hayal kırıklığına uğramış, beklenen vakitte kar tanesi düşmeyince. Zamanı kontrol etmişler bakmışlar ki zaman çoktan geçmiş. Mutsuzluk sarmış halkı. Çaresizce bakınmışlar etraflarına. Kimi artık evinin yolunu tutmuş, kimi de hala bir umut düşmesini beklemek için öylece kalakalmış.

“Demek bu vakitti ha” demiş gezgin kendi kendine ve devam etmiş “gerçekten efsane doğruymuş ha..” o esnada şoku atlatamayan kız amaçsızca yürümeye başlamış. Yürümüş yürümüş yürümüş.. Sonra etraf ıssızlaşınca irkilmiş, nerdeyim ben diye düşünmüş. Fakat az ileri de bir aydınlık görmüş. Biraz korkar biraz meraklı ilerlemiş aydınlığa doğru. Kız ilerledikçe ışık daha da büyüyormuş. Ve gökyüzüne yükselmeye başlamış. Kız koşmaya başlamış. Heyecanla koşuyormuş. Karşısındaki gezginmiş. Karşı karşıya geldiklerinde kız durmuş. “Dileğini diledin ama…” demiş kız büyük bir hüzünle.. Gezgin bir adım atmış kıza ve bir adım daha artık kuzey krallığı sınırındaymış ve kızın ellerini tutmuş. O arada hafif bir esinti ve tanıdık bir koku hissetmiş kız. Heyecanla gezgine bakarak gülümsemiş ve ikisinin ellerine gökyüzünden ilk kar tanesi düşmüş…

The Baykuş senin için… Umarım beğenirsin canım, doğum günün kutlu olsun, nice mutlu yıllara : ) İyi ki doğdun… ~Fumi

Mini mini bir kuş Doğmuştur, Hem de grubumuza doğmuştur

Mini mini bir kuş Doğmuştur, Hem de grubumuza doğmuştur diyerekten..

Well well well😀 ha ha ha ya hep böyle söze başlamak isterdim kısmet baykuşun doğum gününeymiş😀 bir de şu iğrenç espriyi yapmak istiyorum. Baykuş, bayan kuş nerde😀 tamam tamam bir doğum gününe bu kadar saçmalık yeter😀 sen ki shoujo manga sevmezsin al sana intikam :D( aslında bende ayılıp bayılmam ama yine de severim :D) Evet grubumuzun çıtır çerez çevirmenlerinden BAYKUŞ’un doğum gününü kutluyoruz. Önce kutlayacağız sonra dans😀 alttaki gibi😛

aslında biz baykuşla düzgünce bir muhabbet bile etmedik. Çünkü ben discordda olmadığım için ancak buradayken ve ben yayın yaparken sohbet edebildik. Kendisi benimle tanışma şerefine erişemedi anlayacağınız😀 Dedim ki yazık benimle tanışamadı, daha fazla üzülmesin bari doğum gününü kutlayayım da sevinsin garip😀 ( bundan sonra benimle konuşmak isteyeceğinden şüpheliyim :D)

Evet sözü daha fazla uzatmadan Baho doğum günün tekrardan kutlu olsun diyorum veee “mutlu yıllar” sana sarkımızı (görüyon mu şu alta bak bi, ha şimdi gördün orda işte) gönderiyorum.

Şarkı biraz değişik mi oldu ne😛 Ay tüh pastayı eklemedik gördün mü:D yok yok onu da ekleyecektim ama Mayu olmaz onu ben eklicem dedi, ona bıraktım😀  ~Livanem

Bir zamanlar kendini kölem ilan edip sürekli bana bulaşan şimdilerdeyse yancısı olduğum bahonun doğum günü evet😀 geçenlerde bir baykuş buldum pembiş bişey alacaktım ama sen aklıma geldin almaktan vazgeçtim baho artık baykuş gördükçe aklıma sen geliyorsun o yüzden galiba baykuşlara olan sempatim son buldu😀 ama seni severim bilirsin😀 hatta senin yancın oldum diyebilirim ha şimdi bunları niye diyorum maksat laf uzasın kısa yazmış deme😀 velhasıl grubumuzun baykuşu iyi ki doğdun iyi ki varsın nice senelere yeni yaşın bol neşe getirsin😀  ~Tigergirl

Baykuuş doğum günün kutlu olsuuun! Nice mutlu yıllaraa! Umarım bu senen muhteşem geçeer Sınavlarında başarılar diliyoruum. ~KomFlag

Aaa bugün öğrencimin doğum günüymüş ^^ Hiç haberim yoktu hiç, yeni öğrendim 😝 Şaka bir yana😀 Sevgili öğrencim, grubumuzun Tripli Baykuşu (evet bana da trip atıyor, Sensei’sine hem de…) doğum günün kutlu olsun. Nice Mavili senelere ^^ Yeni yaşın sana mutluluk, huzur, sağlık ve başarı getirir umarım 😊 İyi ki doğdun 😊 (Tiger’ın yazısını okumuşken 😂 Kouen’le geçen her yerde baykuş gördük 😂😂 dedik Baykuş bizi izliyor her yerden 😂😂 Tiger yalnız değilsin kardeşim 😂😂) Doğum günü pastan😀

Ee oturmaya mı geldik, hadi Mavi’ler kalkın parti zamanı 😏

~Mayu

Sevdiklerinle mutlu sağlıklı nice yıllara iyi ki doğdun. ~Eva

Kağıdı kalemi
Alırım elime
Deli gibi deli gibi
Yazarım yine
(Lütfen sesli ve melodili okuyunuz.)

Hehe doğum günü imiş bugün Baho’ın. Sevgili Baho ilk tanışmamız sanırım ben gruba uzun süreden sonra hurra diye daldıktan sonra oldu. Hazırlık konusunda bol bol konuştuk. Bana bir sürü öneride bulunmuştun. Tekrar teşekkür ediyorum 💙 (dedi hazırlığı bırakan Fri). Bugünn yeni bir yaşına daha giriyorsun. Bu yıl da birçok sevinçli ve üzücü şey yaşayacaksın. Ama bunlar sana engel değil. Sen +1 olarak her daim kuğulluğunu koruyacak ve her şeyin üstesinden geleceksin. Sana inancım tam. Peki sen bunları yaparken ben ne yapacağım? Tabii ki yan gelip yatmaya devam ediyor olacağım. Muhahahah 😈 Şaka şaka kendi hayatımla cebelleşiyor olurum. Ama sana da yardım eli atarım😉 Sadede gelirsek iyi ki seni tanımışım Baho. Tahtımı alıp birinciliğe yerleşsen de tahtımın emin ellerde olduğuna inanarak kendimi avutacağım. Bak haftada iki kez temizlik yapmayı unutma. Tozu alınacak. Cilalanacak. Yastıklar kabartılacak. Geri döndüğümde böyle gıcır gıcır bulmak istiyorum. İyi bak ona. (Son virajı da alıp ana yola giriyorum tamam.) Doğum günün kutlu olsun yakışıklı baykuş. Bir baykuş kadar bilge koca yüreğin çok yaşasın 😇😇 (İnşallah yazım yanlışı yapmadım. Düzeltirsin sen şimdi :P) ~Friolero

Mavinin çalışkan çocuğu ve aynı zaman da ninja kardeşim, Doğum günün kutlu olsun. Sevdiklerinle nice mutlu senelere. ~Hiro

001.jpg

h008

h010

h011

Baykuş, Baykuş yaklaşık bir aydır doğum gününü bizler her şekilde hatırlatmayı başardın :smile: Bende o yüzden farklı bir şeyler yapmak istedim senin için umarım yukarıdakini beğenirsin.  Yeni yaşında da hızlı çevirilerin sayesinde -yüzünden- sana türlü türlü saydırmaya devam edeceğim tabii ki de. Sonuçta ben seni (kendi kendine) geçmeye çalışmış fakat başaramamış sonra da seni kendime düşman ilan etmiş (yine kendi kendine.) kişiyim. Neyse lafı fazla uzatmayacağım doğum günün kutlu olsun nice nelere, bu yaşında da başına renk renk gökkuşağı düşsün emi baykuş ^^  ~ Chizuru

Evet bugün burada Baho’nun doğum gününü kutlamak için burada toplanmış bulunmaktayız😀

Bugün discordda bir ara olan yazışmalarımız arasında tamamen atarlı, kafiyesiz sadece akraostij bir şiir yazdım buyur Baho😀 Şu an ne konuştuğumuzu bile tam hatırlamasam da o an ilham perileri gelmişti😛 Şiirlerde bana yardım eden Eco-sanıma da çok teşşekkür ederim😀

Bahtın batsın Baho
Arayama emi Fumi-sanı’ı
Yok sana discord miscord
Kal yerinde de ders çalış
Umursamazsan ben ve Eco’yu
Şeker olup eriyesin çayda

 ~Atarlı Qençlq

Evet Baho grupta ilk nasıl tanıştık hatırlamıyorum valla :joy: (joy yazdım ama emoji olucak mı bilmiyorum :thinking: sen anlarsın artık pc den yazınca bu kadar oluyor :yum: )

Bir ara bana Abla abla diyordun, oysaki ben Cem ağabeyindim 27 yaşında genç mi genç, yakışıklı mı yakışıklı tün kızların peşinden koştuğu :yum:  Tabii sesimi ve görünüşümü devlet sırrı gibi sakladığımdan nereden bilesin :yum: Tabii sonunda buluşmada direk gördün sır mır kalmadı ortada :joy: O buluşmayı hatırladım da o iğrenç çay yine aklıma geldi, bir ara bize bir çay yap da düzgün bi çay içelim be Baho :yum:

Şimdi düşündüm de neler neler yaşamışız zaman ne çabuk akıyor, seslide sadece ikimiz kalınca yaptığımız bütün konuşmalar, dedikodular konusuz kalıp sessizliği dinlediğimiz saatler😛 Baksi’nin şarkı söyleyişlerine doldurduğun alkışlar ya da kalplerle gözlerinizi almam, ohoo neler neler var neyse kısa keseyim😀 Bir de diğerlerinin de dediği gibi cidden nerde baykuş görsem *küpelerim ve bardağım dahil* aklıma sen gelmeden olmuyor :joy: yoksa bunlar bizim beynimizi yıkamak için kullandığın komplolar mı :O

Evet grubumuzun Çaykolik Baykuş’u doğum günün kutlu,mutlu huzurlu olsun bu çay da benden sana gelsin, kekleri, pastaları başkaları verir ben çay veririm :sunglasses:

Bu da asıl şiirim ;
B ile başlar onun adı
Ağzından gitmez güzel çayın tadı
Yanı başından eksilmez hiç, bir bardak çayı
Kaçmak ister kötü çay yapan yerden
Umutsuzdur soğuk çay yapan kimselerden
Şakası olmaz çaya olan düşkünlüğünden
                                                                            ~Hayal

 

Doğum günün kutlu olsun The Baykuş.. ~  Fumi

Merhaba millet. Mavi manga doğum günü komitesini bugün tekrar toplamış bulunuyoruz. Siz şimdi bugünlerde bu yazıyı çok göreceksiniz :joy::joy::joy: Niye mi? Çünkü bugün bermuda şeytan üçgenindeki 3’lümüzden ilki, hıphızlı çevirmenimiz baykuş’un doğumgünü🙂 Baykuş iyi ki doğdun sayende kardeşim sürekli bana senden bahsediyor :joy::joy::joy: sana aşırı taktı başımın etini yiyor sağolasın :expressionless::expressionless::expressionless:… Neyse sana çemkirmek yerine doğum gününü kutlayayım şeytan baho :smiling_imp::smiling_imp: Mutlu yıllar baykuş🙂 İnşallah bu sene o A1 seviyesinde ingilizce derslerin sana hıphızlı gelir hemencecik biter, vizelerin finallerin başarılı geçer, bursunu da çatır çatır yersin, iş bulurken hiç zorluk çekmezsin🙂 doğumgünü mumlarını üflerken bunları dilemeyi unutma :joy::joy::joy: Tekrardan mutlu yıllar 3’lümüzün ilki şeytan baho🙂 Not: 3’lümüzün ilki derken şöyle🙂 biz hepimiz aynı sene ardarda günlerde doğduk :joy::joy::joy: haliyle böyle olunca buralarda ardarda çok doğumgünüsü yazısı gelicek :joy::joy::joy::joy: ya da en son bizden sıkılıp 3’ümüze birden doğumgünümüzü kutlayacaklar🙂 aman neyse ne ya :joy::joy: baho tekrardan iyi ki doğdun mutlu yıllar:joy::joy::joy: ~ Rosamary

Latince Strigiformers’miş adın

Sessizce gölgelerde yaşar, pırpır eder kanatların

Keskin gözlere sahip, 270 derece döner başın

Kaçırmaz hiçbir şeyi iyi duyar kulakların

Yeter bu kadar Baykuş’dan bahsettiğimiz 

Gelelim günümüzün  medar-ı iftarı çocuğuna

Çevirmenlerin hızlısı, tembellerin korkulu rüyası

Konuşmasından çay lafının eksik olmadığı Mavi üyesi

Olsun doğum günün kutlu, eksilmesin hayatından çay

Mutluluğu da beraberinde getirsin her bir içtiğin bardak

İyi ki doğdun nice senelere olmadı böyle bitirmek mecburiyetten hep ~Farrelleda

Doğum günün kutlu olsun kanka ~Artist

Günlerden bir gün, uzak bir ülkede başı derde girmiş birkaç insan varmış. Bu insanlar kendilerini öyle bir zorluk karşısında bulmuşlar ki ne yapacaklarını bilememişler. Ne yapalım ne edelim derken , ormanda dolaşmaya başlamışlar ve karşılarına orman perisi livanem çıkmış. Livanem başı derde girmiş bu üç kişinin derdini sormakla işe başlamış.

“söyleyin bakalım üç arkadaş derdiniz nedir?”
Arkadaşlardan Eco söze başlamış ve sırasıyla kouen ve rosa dertlerini anlatmışlar.
“çok sevgili orman perisi bizim ülkemizde bir kahramanımız var. Kahramanımız çok hasta oldu.”
“devamlı susadığından bahsediyor ama ona içmesi için ne versek beğenmiyor.”
“bu gidişle  hiçbir şey içmediğinden dolayı hasta olacak bundan çok korkuyoruz. Ne yapalım?”
Sırasıyla üç arkadaşın dediklerini dinleyen orman perisi onlara ormanın içlerine doğru ilerlemelerini ve bilge Baykuş’a durumu anlatmalarını söylermiş. Bu üç arkadaş ormanın içlerine doğru ilerlemişler ve ağaçlarda baykuş’u aramaya başlamışlar. Seslenmişler, ona güzel sözler söylemişler, yanlarında getirdikleri keklerden çıkarmışlar kokusuna gelsin diye ama baykuş ortalarda gözükmemiş. İlerledikçe yükselen bir uman görüp telaşla o tarafa gitmişler. Bir de ne görsünler baykuş ateş başında elinde bir fincan zevkten kanatlarını çırpıyor.
Baykuşun yanına gidip dertlerini anlatmışlar. Bunun üzerine baykuş onlara şunları söylemiş;
“Sevgili dostlar ben hep çay denen bir şey içiyorum ve çok seviyorum. Sizin kahramanınıza da bundan verin belki hoşuna gider ve hastalanmaz. Ama çayı iyi demleyin ve her çay demlediğinizde üç defa adımı seslenin.”
Üç arkadaş bilge baykuşu dinlemiş ve ülkelerine geri dönmüşler. Kahramanlarına çay vermişler. Hiçbir şey beğenmeyen kahraman çayı çok sevmiş ve içmiş. Çok mutlu olan arkadaşlar çayın tadına bakınca onlarında çok hoşuna gitmiş ve çay ülkelerinin resmi içeceği olmuş. Her çay demlediklerinde baykuşu çağırmışlar. Günde birkaç defa ülkeye uçmak yorucu geldiğinden baykuş bu uzak ülkeye taşınmış ve her gece çay demleyip çocuklara bilge hikayelerinden anlatmış😀
Kısa bir hikaye olduğu için kusura bakma. Doğum günün kutlu olsun mavinin minik kuşu😀 ~ Kouen

Oy oy oy bugün en bay, en hızlı, en sabırsız ve en tatliş olan biricik Baykuş’umuzun doğum günümüymüş, aman da aman *-*

Herşey Trinityle başlamıştı başı boş gezerken mavi çöllerinde su arar gibi manga manga manga editlemek istiyorum 😢 derken, Mayu adında bir peri göründü ve bana “çok mu mangasız kaldın?” diye sormuştu. Evet dedim editleyeceğim seri kalmadı o yüzden avare avare dolaşıyorum 😢 Mayu “istersen Trinity adında bir webtoon var dilersen onun editorlüğünü verebilirim” dedi. Tabii ki çok mutlu oldum ve hemen kabul ettim. 1 2 bölüm derken aracı olan Mayu aradan çekilmişti ve Baykuş’la öyle tanışmış olduk ^^ daha ilk konuşmamızda kanımız kaynamıştı birbirine ^^ hani sanki yıllarca aradığım bir duyguydu bu öyle sıcak öyle tatlı bir duyguydu 😊 ve başladık😀 o gün bugün biri bizi dursun hızıyla mangalar aldık xD o ışık hızında çevirdi, ben ise ses hızında editledim xD öyle ama, hiiiçç oradan hayır abla sende ışık hızıyla editledin deme yersin kafana oklavayı  xD tabisi kıyamam❤ ama cidden  Baho, ben Maviş dünyasına katılmadan önce uzun zamandır hasret kaldığım küçük kardeş duygusunu bana yaşattığın için teşekkür ederim ablasının bitanesi,  inşallah bu kardeşliğimiz hep baki kalır ^^

Daha nice nice mutlu yaşlara inşallah *-* İyi ki doğdun Baho, iyi ki aramıza katıldın ve iyi ki tanıdım seni ^^  her daim sevgiyle kal❤ ~ Asmin

 

GuiltyAngel’ın Doğum Günü

Doğum günün kutlu olsun. -Artist

Doğum günün kutlu olsun, Guiltyangel. Yeni yaşında artık senle de tanışır konuşuruz🙂 -Hiro

Ahh çok zor çok zor. Çıldıracağım şimdi. İnsan çileden çıkıyor. Yazıp yazıp siliyor. Sonra yazamadım diye sinirleniyor. Her doğum günü aynı bunalımı yaşıyorum. Bir fikir bulup yapayım diyorum ama sonra beğenmiyorum -_- O yüzden bu sefer de yazacak bir şeyim yok. Yine parmaklarım hangi harflere basarsa onu yazıyorum. Düşünmeden yazıyorum. Doğum günü çocuğu her insanın kalbinin bir rengi vardır ve etrafına bu rengi yayar. Seninle konuşmuşluğum yok ya da seni görmedim ama hoş bir rengin olduğuna eminim. Umarım bir gün bu rengi görürüm. Doğum günün kutlu olsun😀 -Friolero

Evet başlıktan da anlaşılacağı üzere bugün Guiltyangel’ın doğum günü,yani kuzenimin. Ne yazsam, ne yazsam dedim.Guilty’nin gruba katılmasından yine başlıyayım dedim; ‘Tiger sana yardım edeyim, elimden ne gelirse.’ demesiyle başladı ve bildiğiniz gibi bir çok seride benle beraber çalışıyor. Elini verdi, kolunu aldık diyebiliriz
Hahaha, iyi ki de yapmışız Sumi ile çekişmelerine hitaben de geçen sene bir gif yapmıştım buyrun bi daha bakın(Sumire, Guiltyangel, Tigergirl aşk üçgeni )
http://i.hizliresim.com/v88G06.gif
Velhasıl bütün grubun küçük kardeşi(gerçi artık pek de küçük değil😀 ), minik M Seni çok seviyorum, iyi ki doğdun, nice mutlu yıllara benim dünyalar tatlısı kuzenim. -Tigergirl

Ben her ”gizem ” lafını ettiğimde sürpriz bir şekilde ortaya çıkan, bu harika zamanlamasını nasıl ayarladığını bilmediğim ufak jestiyle beni mutlu eden güzeller güzeli doğum günü çocuğu. Gizem kelimesini her daim çok sevmişimdir. Ve Gizemlerin en güzeli olan sana Mavi Mangalı, Tiger’lı ve gizemin hiçbir zaman eksik olmadığı güzel bir yıl dilerim. ~Farrelleda

Sevgili Guiltyangel :smiley: Bugün senin doğumgünün. Biz de deik toplanalım da doğum gününü kutlayalım aldık elimize sazı başladık kutlamaya :smile: sen her ne kadar gelmeyip kendini özletsen de senin Tiger aşkını destekleyen biri olarak seni unutmayaraktan bu mesajları yazıyorum :smile: biricik Guiltyangel, ismini cümle içinde öylesine yazarken bir anda ortaya çıkan sevimli, Tigerı seven daimi çevirmenimiz. Doğum günün kutlu olsun.. Nice tiger’lı yaşlara ve bol mavili günlere :heart: :heart: -Rosa)

Canımcım nice nice serilere ; İyi ki doğdun bricik kuzen :))- Psykhe

Gizli M’nin Doğum günü

Evet grubumuzun gizli M’si Sumiremin ve Mayumun ifşa etmek istediği ama Tiger’ın kaplanın yavrusu koruduğu gibi koruduğu grubumuzun kadim üyelerinden, sevgili biricik Guiltyangel’ın doğum günü bugün. Elbet bir Tiger-chan, bir Sumirem ve bir Mayum kadar olamasak da, hatta hiç ama hiç konuşamasak da ben seni gizliden takip eden (sapıkça değil ama meraktan-bu hatun neden sohbetlere gelmez, iki kelam etmez dercesine bir merak- ben artık sohbetlerde olmadığımdan belki de artık geliyorsundur bilemiyorum tabi) Sevgili Guiltyangel doğummm günün kutlu olsun canım, nice mutlu yıllar geçirmeniz dilerken, yine hep beraber bizimle olmanı diliyorum.

livanem

Doğum günün kutlu olsun canım :heart_eyes: Nice senelere :heart: -Mayu